YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16446
KARAR NO : 2023/22789
KARAR TARİHİ : 18.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/433 E., 2016/164 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi, sanığın duruşmadaki davranışları, mağdur doktorun, sanığın psikolojik rahatsızlığı bulunduğuna dair beyanı ve sanık hakkında daha önce Adli Tıp Kurumu ve Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen raporlar dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle usul ve Yasa’ya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Devlet Hastanesi’nde doktor ve hemşire olarak görev yapan mağdurların Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen sanığa tedavi gereği sakinleştirici iğne yaptıkları, sanığın sakinleştiriciyi az bularak biraz daha yapılmasını istediği, mağdur doktorun bu talebi kabul etmemesi üzerine sanığın mağdurlara hitaben ”Doktorun da hemşirenin de anasını avrasını sinkaf ederim.” diyerek hakaret ettiği, iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık savunması, mağdurların birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanları, tanık A. A.’nın olayı doğrular nitelikteki beyanı, olay tutanağı ve Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 20.01.2016 tarihli rapor içeriği, olayın meydana geliş şekli ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı hakaret suçunu işlediğine ve mahkûmiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanan ilam nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğu, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi, 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesi gereğince sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Ancak;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.