YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7448
KARAR NO : 2023/7961
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1093 E., 2022/1902 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/260 E., 2021/143 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigorta başlangıç tarihinin 26.09.1990 olduğunun kabulü ile 13.03.2019 tarihli tahsis talebine göre aylığa hak kazandığının ve davacıya 01.04.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanarak, aylıkların ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29 uncu maddesi gereği sigorta başlangıç tarihinin yurt dışında çalışmanın da başladığı 06.07.1992 olup, ev kadınlığı borçlanması sebebiyle bu tarihin daha önceye götürülmesi suretiyle yeni bir başlangıç tarihi tespitinin mümkün olmadığı, davacının aylık talep ettiği tarih itibariyle prim gün sayısı ve sigortalılık süresi yetmekteyse de 49 yaşını doldurmadığı, kurumca aylığın reddedilmesi işleminde yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda; davacının sigorta başlangıç tarihinin 06.07.1992 olup, ev kadınlığında geçen 22.01.1990 ile 31.10.1991 tarihleri arasındaki süreyi borçlanması nedeniyle sigortalılığının 06.07.1992 tarihinden borçlanılan süre kadar geri götürülmesi gerektiğini, 2014/27 sayılı genelgede de benzer uygulama öngörüldüğünü belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Almanya’daki sigortalılığının 06.07.1992 tarihinde başladığı, bu tarihin öncesinde yer alan ev kadınlığı borçlanma süresi kadar geriye götürülmesi mümkün olmadığı gibi, 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine göre davacının borçlandığı sürenin Türkiye’de çalışmaya başladığı tarihten geriye götürülmesi durumunda rant sigortasına giriş tarihi öncesi bir tarihe denk gelmediği anlaşılmakla, 06.07.1992 sigorta başlangıcı alındığında 506 sayılı Kanun’un geçici 81/B-J bendinde belirtilen 49 yaş koşulu bulunmadığından davanın reddine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine göre davacının ev kadınlığı borçlanma süresinin 06.07.1992 tarihinden geriye götürülerek sigortalılık başlangıcının belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Alman rant sigortasına giriş tarihinden borçlandığı ev kadınlığı süresi kadar geriye götürülmek suretiyle davacının sigorta başlangıç tarihinin belirlenmesi ve buna göre yaşlılık aylığı koşullarının değerlendirilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29.maddesi, 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.