YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1735
KARAR NO : 2010/4957
KARAR TARİHİ : 23.03.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.877 TL’lık takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davalı tarafından su borcunun tahsili amacı ile abone olan davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava konusu alacağın sözleşmeden kaynaklanmasına göre, BK.nun 125. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğinden mahkemece davalının zamanaşımı itirazının reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğu hususu çekişmeli olmamakla birlikte bedelin geç ödenmesi halinde 6183 Sayılı Amme Alacaklarını Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunda belirtilen gecikme faizinin uygulanacağı yönünde bir anlaşma bulunmamaktadır. Davacı tarafın bu konuda … taraflı olarak almış bulunduğu kararın bağlayıcı olduğu kabul edilemez.
O halde mahkemece alacağa yasal faiz yürütülerek işlemiş faiz miktarı hesaplattırılıp, takip tarihinden sonra da asıl alacağa yasal faiz yürütülecek şekilde hüküm kurulmalıdır. Uygulama yeri olmayan 6183 sayılı yasa hükümlerine göre faiz hesabı yapan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.