Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2009/20745 E. 2010/3921 K. 09.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20745
KARAR NO : 2010/3921
KARAR TARİHİ : 09.03.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm müdahale talebinde bulunan İl Özel İdare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, muris olan eşinin el yazılı vasiyetname düzenleyerek , ölümünden sonra tüm mallarının satılıp , kendi adına bir ilköğretim okulu yapılmasını vasiyet ettiğini, vasiyeti tenfiz memuru olarak ta, müvekkili olan davacıyı tayin ettiğini beyan ederek, bu vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında kararı temyiz eden, İl Özel İdare Müdürlüğü asli müdahale talebinde bulunmuş, mahkemece, davanın kabulüne, asli müdahale taleplerinin reddine, vasiyetnamenin aynen tenfizine ve davacının vasiyeti tenfiz memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Oysa, vasiyetnamenin tenfizi davası “vasiyet alacaklısı” tarafından açılabilir. Somut olayda ise vasiyeti yerine getirmekle yükümlü bulunan kişi vasiyetnamenin tenfizini istemiştir. Bu durumda davacının … dava ehliyetinin (davacı sıfatının) bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddi gerekirken vasiyetnamenin tenfizine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan, vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmış ise ona karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur. Vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmamışsa yasal veya atanmış “mirasçılara” karşı dava açılması gerekir. Dolayısı ile hasımsız olarak vasiyetnamenin tenfizi davası açılamaz. Mahkemece bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Kabule göre de; iki kişi arasında, belli bir şey veya hak üzerinde bir dava devam ederken, üçüncü bir kişi, bu dava konusu olan şey veya hak üzerinde kısmen veya tamamen bir hak sahibi olduğunu iddia ederek, aynı mahkemede bir dava açarsa,buna asli müdahale denilir. Asli müdahalede bulunabilmek için, derdest bir davanın bulunmakta olması ve asli müdahilin dava konusu üzerinde bir hak iddia etmesi gerekir.
Bir davaya müdahalenin söz konusu olabilmesi için, üçüncü kişinin, lehine müdahale talebinde bulunduğu tarafın davayı kazanmasında hukuki bir yararının bulunması (fer’i müdahale), ya da müdahalede bulunmak isteyenin hukuki yararı ile o davanın taraflarının hukuki yararlarının çatışır durumda olması (asli müdahale) gerekir.
Somut olayda, yukarıda belirtilen asli müdahalenin şartları tahakkuk ettiğinden dolayı İl Özel İdarenin asli müdahil olma … bulunmaktadır.
Aynı şekilde, bir vasiyetnamenin tenfizi vasiyet alacaklısı tarafından talep edilebilir. Yürürlükte bulunan mevzuata göre, ilköğretim okulları üzerinde tasarruf ve idare yetkisi illerde İl özel İdaresine ait olup, özel idare vasiyet alacaklısı olduğuna göre vasiyetin tenfizini isteme hakkına sahip olacaktır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.