Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2022/8551 E. 2023/1883 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8551
KARAR NO : 2023/1883
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/509 E., 2022/1677 K.
DAVA TARİHİ : 30.05.2019
KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/922 E., 2020/638 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit ve muarazanın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; kiracısının evini boşaltmasının ardından taşınmazını yeniden kiraya vermek istediğini fakat taşınmaza ait elektrik borcunun bulunması sebebiyle kimsenin evi kiralamak istemediğini, davalı şirkete adına yeni bir abonelik tesisi için yaptığı başvurunun olumlu cevaplandırılmasının mümkün olmayacağı belirtilerek reddedildiğini ileri sürerek, söz konusu aboneliğe ait borcunun bulunmadığının tespiti ile davalının elektrik abonelik sözleşmesi yapmamak sureti ile sebebiyet verdiği muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı; davacı taraf ile önceki abone arasında gerçek bir kira ilişkisi bulunmayıp söz konusu abonelik talebinin önceki aboneyi borçtan kurtarmaya yönelik olduğunu, muvazaa nedeniyle yapılan işlemin hukuken geçerli sayılamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirketin tekelinde bulunan elektrik enerjisi dağıtımı hizmetini talep edenler ile sözleşme yapma mecburiyetinde olduğu, davacının önceki kiracının borçlarından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı şirketin önceki abonenin borcundan dolayı davacı ile mesken elektrik abonelik sözleşmesi yapmamasına ilişkin işlemin iptali ile davalı şirketin davacı tüketici ile mesken elektrik abonesi sözleşmesi yapmasına, davacı tüketicinin önceki abonenin borcundan dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davalının rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre elektrik enerjisi perakende satış faaliyetinde bulunduğunu, abonelik başvurusunda bulunan kişinin dava konusu yeri fiilen kullanması ve söz konusu elektrik enerjisinden kendisinin faydalanması gerektiğini, bu nedenle davada aktif husumet bulunmadığını, gerekli kolluk araştırmasının yapılması ve davacının ikamet bilgilerinin nüfus müdürlüğünden celp edilmesi durumunda davacının dava konusu taşınmazı fiilen kullanmadığının anlaşılacağını, davacı taşınmaz maliki ile borçlu arasında herhangi bir yakınlık, akrabalık-iş ortaklığının olup olmadığının araştırılması gerektiğini, Mahkemece gerekli araştırmalar yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının vergi dairesine kiraya ilişkin gelir beyannamesini ibraz ettiği, kolluk araştırması ile davacının maliki olduğu taşınmazda dava dışı abonenin belli dönemde ikamet ettiğinin tespit edildiği, yapılan nüfus aile kayıt sorgusuna göre davacı ile dava dışı abone arasında akrabalık ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla eski abonenin borcundan dolayı fiili kullanıcı olmayan malikin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, elektrik aboneliği tesisi talebi nedeniyle yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Dairemizin 05.12.2022 tarihli ve 2022/6788 E., 2022/9157 K. sayılı ilamının ilgili kısmı şu şekildedir: “…Dava tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin ‘Elektrik Enerjisi ve/veya Kapasite Tedariği, Serbest Tüketici ve Serbest Olmayan Tüketici’ başlıklı ikinci bölümünün 7 nci maddesinin birinci fıkrasında;
a) Bir önceki takvim yılında ve içinde bulunulan yılda, kullanım hakkına sahip olduğu ya da kullanım hakkını edindiği kullanım yerindeki elektrik tüketimi serbest tüketici limitini aşmayan tüketici,
b) Serbest tüketici olup da bir önceki takvim yılına ait toplam elektrik enerjisi tüketiminin cari takvim yılı için belirlenmiş serbest tüketici limitinin altında kalan tüketici,
c) İlk defa bağlantı anlaşması yapılmış kullanım yerinde elektrik enerjisi tüketen tüketici , serbest olmayan tüketici olarak kabul edildiği belirtilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında da serbest olmayan tüketicilerin elektrik enerjisi ve/veya kapasiteyi sadece bulunduğu dağıtım bölgesindeki görevli tedarik şirketi ile perakende satış sözleşmesi yaparak temin edebileceği düzenlenmiştir.
Aynı yönetmeliğin ‘Perakende Satış Sözleşmesi’ başlıklı dördüncü bölümünün 21. ve devamı maddelerinde ise; perakende satış sözleşmesi başvurusu, kapsamı, sözleşmenin imzalanması, sözleşmenin taraflarının hak ve yükümlülükleri ile sözleşmenin süresi, sona ermesi düzenlenmiştir.
Anılan Yönetmelikin ‘Sözleşmenin süresi ve sona erme’ başlıklı 24. maddesinin 5. fıkrasına göre;
“Bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan veya sonlandırarak ayrılması ve farklı bir gerçek veya tüzel kişinin, aynı kullanım yeri için yeni bir perakende satış sözleşmesi ya da ikili anlaşma başvurusunda bulunması halinde görevli tedarik şirketi tarafından;
a) Önceki tüketicinin ödenmemiş borçlarının bulunması halinde, söz konusu borçlar, ilgili tüketicinin güvence bedelinden düşülmek suretiyle karşılanır ve ilgili sözleşme sona erdirilir.
b) Güvence bedelinin ödenmemiş borçları karşılamaması halinde, (a) bendi kapsamında işlem yapılır ve kalan borç önceki tüketiciden tahsil edilir.
c) Bu Yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli olan bilgi ve belgelerin sunulması kaydıyla, yeni başvuru sahibiyle perakende satış sözleşmesi düzenlenir..” hükmü yer almaktadır.
Yine aynı maddenin 6. fıkrasında beşinci fıkra kapsamında, bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan kullanım yerinden ayrılması halinde, görevli tedarik şirketinin, yeni başvuru sahibinden söz konusu yerin kullanım hakkına sahip olduğunu belgelemesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacının maliki bulunduğu taşınmaz için davalı şirkete elektrik aboneliği tesisi için başvuruda bulunduğu ancak önceki abone (dava dışı kiracı Mehmet Yıldırım’ın) borcu bulunduğu gerekçesiyle, davalı şirket tarafından talebinin yerine getirilmediğini belirterek eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince; perakende satış sözleşmesi yapılırken talepte bulunandan elektrik borcunun olmadığını gösterir borcu yoktur belgesinin istenemeyeceği, aynı kullanım yerine ait önceki abonenin tüketimlerinden kaynaklanan borçları yeni abonelik isteyenin üstlenmesinin talep edilemeyeceği, bu haliyle elektrik aboneliği tesisinin önceki abonenin borcu nedeni ile geri çevrilemeyeceği açıktır.”

3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ve özellikle taşınmazın maliki olan davacı ile önceki abone olan kiracı arasında muvazaalı işlem bulunduğu iddiasının davalı tarafça ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.