YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28722
KARAR NO : 2012/31746
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
Basit yaralama suçundan sanıklar … ve …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62. maddeleri gereğince 5’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanıkların 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmalarına, denetim süresi içinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8 fıkrasının c bendinde belirlenen yükümlülüğü (1 yıl süre ile haftada 8 saati geçmemek kaydı ile ağaç dikme işlerinde çalıştırılmalarına) yerine getirmesine, 5271 sayılı Kanunun 231/11.maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüğe aykırı davranılması halinde mahkumiyet hükmünün açıklanmasına dair Kazan Asliye Ceza Mahkemesinin 31.07.2009 tarihli ve 2009/180 Esas, 2009/265 sayılı kararı ile sanık … yönünden itirazın reddine ilişkin Ankara 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2009 tarihli ve 2009/741 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 02.05.2011 tarih ve 2010/5396-24456 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2011 tarih ve 2011/196627 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle Dairemizce 11.01.2012 tarih ve 2011/38456 Esas, 2012/1485 karar sayılı ilamı ile bozma yolunda kararına karşı; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.03.2012 tarih ve 2011/196627 sayılı yazısı ile “…kanun yararına bozma kararı sonrasında belirlenecek yasaya uygun denetimli serbestlik tedbirinin seçimi ve süresinin takdire ilişkin olması nedeniyle bu belirlemenin sanığın şahsi ve sosyal durumunu gözlemleyen mahkemece yapılması gerektiğinden, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince müteakip işlemlerin mahalli mahkemesince yerine getirilmesine karar verilmesi gerekirken” gerekçesiyle itiraz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.07.2012 tarih ve 2012/424 Esas, 2012/1047 sayılı kararı ile daireye gönderilmekle ;
05.07.2012 … ve 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile Değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 2. ve 3. fıkraları ile aynı yasanın 101. maddesi ile de 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 5. maddenin verdiği yetkiye dayanılarak dairemize gönderilen dosya hakkında;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının vaki talepleri yerinde görülmekle;
1)Yargıtay C.Başsavcılığının itirazının kabulüne;
2) Dairemizin 14.03.2012 tarih ve 2012/7260 Esas, 2012/9526 karar sayılı bozma ilamı kaldırılarak yapılan incelemede;
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/06/2009 tarihli ve 2009/5644 Esas, 2009/13118 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesinin alt bentlerinde mahkemenin belirleyeceği süreyle sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler,
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
Şeklinde belirlenmiş olup, bunların dışında Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini de kısıtlayacak şekilde, ağaç dikme işleminin yılın her zamanı mümkün olmadığından, yükümlülüğün her hafta yerine getirilmesinde imkansızlık bulunduğu gibi, sanık hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık … yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde, sanık … yönünden de itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK’ nin 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden Kazan Asliye Ceza Mahkemesinin 31.07.2009 … ve 2009/180-2009/265 sayılı kararı ve Ankara 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2009 tarihli ve 2009/741 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’ nin 309/4. maddesinin (a) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.