Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2499 E. 2023/4903 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2499
KARAR NO : 2023/4903
KARAR TARİHİ : 12.09.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1576 Esas, 2022/55 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/954 E., 2019/181 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı yanca temyize konu edilen toplam miktarın harçlandırılmış değeri 45.407,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 160.660,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu itibarla davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekilince gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat …ile davalı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2014 yılından bu yana davalıdan makine ve teçhizat satın aldığını, taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin satın almak istediği emtianın siparişini öneri olarak davalıya bildirerek, bazen sipariş bedelinin bir kısmını, bazen de tamamını davalının banka hesabına yatırdığını, davalının siparişi kabul ettiğini bildirdiğinde sipariş tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde emtianın hazırlanarak müvekkiline teslim edildiğini, taraflar arasındaki güven ilişkisi nedeniyle müvekkilinin bazen emtiayı teslim almadan önce tüm satım bedelini davalıya ödediğini, bu kapsamda müvekkilinin davalıya toplam 307.991,77 euro ödemeye yaptığını, davalının ise bu ödemeye karşılık 184.135,11 euro bedelinde emtiayı teslim ettiğini, bakiye 123.856,66 euro ödeme karşılığı emtianın ise teslim edilmediğini, 25.12.2014 tarihli 39.854,11 TL bedelli faturaya ilişkin emtianın teslim edilmemesine rağmen emtia teslim edilmiş gibi fatura düzenlenerek müvekkiline tebliğ edildiğini ve faturanın müvekkilince iade edildiğini, davalının sipariş bedellerini almasına rağmen, siparişleri kabul ettiğine dair irade beyanında bulunmadığı gibi, siparişlerin hazırlandığına ilişkin bilgi de vermediğini, bu nedenle sipariş için ödenen 123.765,35 euronun fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün 2015/7575 E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının takibe karşı, sipariş edilen bir kısım emtianın hazır olduğunu, bir kısmının ise hazırlanmadığını, müvekkilinin borcunu ödemesi halinde emtianın teslim edileceğini belirterek itirazda bulunduğunu, aradan geçen süreye rağmen emtianın teslim edilmediğini, avans olarak alınan paranın iade edilmediğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin paravan bir şirket olduğunu ve müvekkili şirketin ihracat departmanında çalışan dava dışı … tarafından kurulduğunu veya kurdurulduğunu, bu şirketin kuruluş işlemleri, mal sevkiyatları, nakliye ve gümrükleme işlerinin adı geçen kişi tarafından mesai saatleri içerisinde yürütüldüğünü, ilgilinin istifası sonrasında müşteri portföyü ve haksız rekabet olmak üzere pek çok konu başlığında uyuşmazlık yaşandığını, bu konular ile ilgili olarak … hakkında hukuk ve ceza davalarının açıldığını, dava konusu siparişlerin bir kısmının üretildiğini, gelinen aşamada artık siparişlerin iptalinin mümkün olmadığını, talep edilen alacağın muaccel olmadığını, özel olarak sipariş edilen ürünlerin üretimi için yeterli ve makul süre geçtikten sonra tesliminin talep edilebileceğini, müvekkilince keşide edilen fatura ve belgelerin itirazsız olarak kabul edilerek davacının defterlerine işlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ticari defterlerinde bakiye davacı alacağı konusunda uyuşmazlık olmadığı, asıl uyuşmazlığın davacının siparişini yapıp ta henüz almadığı ve siparişini iptal ettirmediği malların henüz teslim edilmemiş olması iddiasından kaynaklandığı, davalı tarafın takip tarihi itibariyle davacının peşin ödediği para için vermiş olduğu siparişleri üretiğini ve teslime hazır vaziyete getirildiğini ispat edemediği, davacının ve davalının usulüne uygun tutukları ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 107.663,18 euro alacağı bulunduğu, bu miktarın davalı kayıtlarında biraz daha yüksek olmasına rağmen davacının kendi kayıtları aynı zamanda aleyhine de delil teşkil edebileceğinden davacı kayıtlarının nazara alınması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yanca kesilen ve fakat teslim edilmeyen mallara ilişkin iade faturası düzenlendiğini, bu hususun dikkate alınmamasının usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin henüz temerrüde düşmediğini, mahkemenin hatalı değerlendirme yaptığını, eski çalışanları hakkında açılan hukuk ve ceza davalarının sonucunun beklenilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satım sözleşmesi kapsamında davalıya yapılan avans ödemesinin, satım konusu emtianın teslim edilmemesi nedeniyle istirdadı amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı Kanun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davacı Temyizi Yönünden
Açıklanan sebeple; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B.Davalı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.