Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5560 E. 2023/9600 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5560
KARAR NO : 2023/9600
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/601 E., 2023/722 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/375 E., 2022/470 K.

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 29.04.2021 tarih ve 24663706 sayılı bildiri ile 01.08.2008 tarihinden itibaren yapılan aylık ödemenin yersiz ödeme niteliğine haiz olduğu iddia edilerek toplam 186.782,50 TL yersiz aylık borcunun ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, borcun yersiz ödeme niteliği taşımadığını, müvekkilinin Türkiye’ye dönüş yaptığı tarihten itibaren Türkiye’de fiilen çalışarak ikamet ettiğini, bu durumun pasaport kayıtları ile de sabit olduğunu, İsviçre Sigorta Müdürlüğünden alınan Hizmet Dökümünde İsviçre’de bulunan sigorta kaydının 1996 yılından itibaren “nıchterwerbstatíge” türkçeye çevrisi yapıldığında “ínaktıf” yani pasif olduğunun görüleceğini, kabul etmemekle birlikte borcun zamanaşımına uğradığını, davacıya bildirilen yersiz ödeme bildirim işleminin tüm unsurlarıyla birlikte iptal edilmesini, davacı adına tahakkuk ettirilen 186.782,50 TL Anapara ve 6.000,00 TL bayram ikramiyesi borcunun olmadığının tespitine, bugüne kadar ödenmeyen emekli maaşlarının tahakkuk tarihlerinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemişir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, 01.11.1974 – 30.11.1982 tarihleri ile 15.11.1996 – 14.09.1998 tarihleri arasında 5434 sayılı Kanun kapsamında, 01.01.1999 – 31.10.2008 tarihleri arasında ise 506 ve 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) kapsamında hizmetlerinin bulunduğu ve söz konusu hizmetler doğrultusunda kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı; Kurum tarafından davacının 01.01.1986 – 31.10.2008 tarihleri arasında İsviçre mevzuatına göre de zorunlu sigorta kapsamında olduğunun belirtildiği ve davacının 01.09.1999-31.10.2008 tarihleri arasında gecen Türkiye hizmetlerinin iptal edilmesi üzerine yaşlılık aylığı koşullarının ortadan kalkması sebebi ile aylığının 01.12.2008 tarihinden itibaren durdurularak bu tarih sonrası için ödenen aylıkların yersiz aylık borcu olarak çıkarıldığı, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun bulduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiğini, müvekkili Kurum yararına nisbi olarak hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “….Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının Türkiye ve İsviçre çalışmalarının çakışması nedeniyle, 01.09.1999-31.10.2008 tarihleri arasında geçen 4/1-a ya tabi çalışmaların geçersiz sayılması nedeniyle 4/1-a için gerekli olan emeklilik şartları yerine gelmediğinden aylığın 01.12.2008 tarihinden itibaren durdurularak 01.12.2008 tarihinden itibaren aldığı aylıkların borç çıkartılmasına ilişkin Kurum işleminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

… İl Emniyet Müdürlüğü yazı cevabından, davacının İsviçre’de sigortalı olduğu belirtilen dönemde (1999-2008) yurt dışındaki süreler ayrıntılı şekilde bildirilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgeler incelendiğinde; davacının 01.11.1974-30.11.1982 tarihleri ile 15.11.1996-14.09.1998 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-c kapsamında hizmetlerinin olduğu, 01.01.1999-31.10.2008 tarihleri arasında ise 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a kapsamında hizmetlerinin bulunduğu hususunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, Kurum tarafından davacının 01.01.1986-31.10.2008 tarihleri arasında İsviçre mevzuatına göre de zorunlu sigorta kapsamında olduğunun belirtildiği ve davacının 01.09.1999-31.10.2008 tarihleri arasında geçen 4/1-a tabi çalışmalarının geçersiz sayılmasına istinaden 4/1-a için gerekli olan emeklilik şartları yerine gelmediğinden, aylığın 01.12.2008 tarihinden itibaren durdurularak 01.12.2008 tarihinden itibaren almış olduğu aylıkların borç çıkarıldığı anlaşılmıştır.

Kurum kayıtları içeriğinden davacının, 01.09.1999-31.10.2008 tarihleri arasında geçen 4/1-a ya tabi olarak … Soğutma ve Tur. İnş. Tic. Ltd.Şti.’de kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Kurum kayıtları, İl Emniyet Müdürlüğü yazı cevabı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğu anlaşılmıştır.

Davanın niteliği gereği davalı Kurum yararına takdir edilen vekalet ücreti yerindedir.

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı…” gerekçesi ile davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri istinaf gerekçeleri doğrultusunda temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.