Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/4202 E. 2011/7659 K. 03.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4202
KARAR NO : 2011/7659
KARAR TARİHİ : 03.05.2011

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; davalının, davacı eşini ve çocuğunu evden kovduğunu, 8 aydır ayrı yaşadıklarını idida ederek; müvekkili lehine aylık 200 TL, müşterek çocuk için ise aylık 250 TL olmak üzere, toplam: 450 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacı için aylık 150,00 TL, müşterek çocuk için aylık 100,00 TL tedbir nafakasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmektedir.
Davalıya dava dilekçesinin tebliğine ilişkin tebligat parçası incelendiğinde; tebligat adresinin (Vinis Şarapçılık) işyeri adresi olduğu, muhatapla ayrı konutta çalıştığını beyan eden sekreter imzasına tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Oysa, davalının sosyal ve ekonomik durum araştırmasında çalıştığı işyerinin (Bak-Şarapçılık) olduğu belirtilmiştir. Kaldı ki, tebligat parçası üzerinde tebliği alan sekreterin muhatapla ayrı konutta çalıştığı beyanı da mevcuttur. Bu durumda, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğinden bahsedilemez.
HUMK.nun 73.maddesine göre “Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim, her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez.”
Mahkemece, davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.