YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10816
KARAR NO : 2023/4294
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
…
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/179 E., 2016/250 K.
…
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.04.2016 tarihli ve 2016/629 Esas No.lu iddianamesiyle sanıklar hakkında şikâyetçinin iş yerine gece vakti kapısına zarar vermek suretiyle girip, içeriden on kilogram çay, 200,00 TL para ile 2.500,00 TL değerindeki çeşitli marka sigaraları almaları şeklindeki eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 116/4, 119/1-c, 151/1, 53 ve 58. (sanık … bakımından) maddeleri gereğince sırasıyla hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/179 Esas, 2016/250 Karar sayılı kararı ile hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 116/4, 119/1-c, 151/1, 53. ve sanık … hakkında 58. maddeleri uyarınca sırasıyla 7 yıl 6 ay, 2 yıl ve 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının ve sanık … hakkında ayrıca tekerrür hükümlerinin de uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … 27.05.2016 ve 02.06.2016 tarihli temyiz dilekçelerinden özetle, kendisine iftira atıldığını, atılı suçları işlemediğini ve lehe hükümlerin uygulanmadığını, bu sebeple kararın bozulması gerektiğini talep etmiştir.
2. Sanık … müdafii 30.05.2016 tarihli temyiz dilekçesinden özetle, verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğunu, bu sebeple kararın bozulması gerektiğini talep etmiştir.
3. Sanık … 31.05.2016 tarihli temyiz dilekçesinden özetle, atılı suçları işlediğine dair bir delil bulunmadığını, kararın lehine bozulması gerektiğini talep etmiştir.
4. Sanık … müdafii 30.05.2016 ve 17.06.2016 tarihli temyiz dilekçelerinden özetle, uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığını, ek savunma hakkının verilmediğini, lehe hükümlerin uygulanmadığını ve eksik inceleme sonucu karar verildiğini, bu sebeplerle kararın bozulması gerektiğini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihi olan 21.01.2016’da gece vakti sayılan saat 02.00 sıralarında şikâyetçi …’ın bakkal dükkânına giriş kapısı sert bir cisimle zorlanıp, asma kilidi de eğilmek suretiyle girilip, içeriden toplam 2.500,00 TL değerinde sigara, çay, kahve ve bozuk paraların alındığı, polis ekiplerinin aynı gün yaptığı önleme aramasında sanıklardan …’ın kullandığı araçta suça konu eşyaların bulunup, şikâyetçi tarafından da teşhis edildiği, polis ekiplerince sanığa bu durumun sorulduğunda asker eğlencesi olduğu için kiraladığı araçla giderken diğer sanık …’ın kendisini arayıp, yanına çağırması üzerine kendi aracında çay ve kahve olduğunu söylediği, kendisinin de suça konu çay ve kahveyi aracına aldığını ve daha sonra da sanık …’ın yanından yalnız başına ayrıldığını ve polis ekiplerine yakalandığını savunduğu, sanık …’ın ise diğer sanığın kendisine iftira attığını, zira sanık …’ın kendisini çağırdığı yere tanık Y.A.K. ile birlikte gittiğini; ancak çağırdığı yerde olmadığı için geri döndüğünü savunduğu; ancak her iki sanıkla aralarında husumet iddiası da bulunmayan tanık Y.A.K.’nin olay günü sanık … ile birlikte diğer sanık …’ın kendisini (sanık …’i) çağırdığını söylemesi üzerine yanına gittiklerini, sanık …’ın diğer sanık …’a kendisini (tanığı) bırakmasını söylediğini ve bu sırada bazı eşyaları da aracın arkasına yerleştirdiğini anladığını, daha sonra da kendisini (tanığı) bırakıp, birlikte devam ettiklerini beyan ettiğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. 22.01.2016 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu ile aynı tarihli Tutanak dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Her ne kadar sanıklar ve müdafileri sanıkların atılı suçları işlemediklerini iddia etmişler ise de, şikâyetçinin bakkal dükkânına girildiği gün önleme araması sonucunda suça konu eşyaların sanık …’ın kullanmış olduğu araçta çıktığı sabittir. Sanık …’ın suça konu eşyaları diğer sanık …’ın aracından kendisine verdiğini savunması üzerine diğer sanığa ulaşılmıştır. Sanık …’ın olay günü sanık …’ın kendisini çağırması üzerine tarif ettiği yere tanık Y.A.K. ile birlikte gittiklerini; ancak sanığın orada olmadığını savunmasına karşın, kendisiyle bir husumet iddiası da bulunulmayan tanık Y.A.K.’nin ise olay günü sanık … ile birlikte diğer sanık …’ın belirttiği yere gittiklerini, sanığın aracın arkasına bazı eşyalar yerleştirdikten sonra her iki sanığın da kendisini bırakıp birlikte gittiklerini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanıklar hakkında mahkemece sabıkalı geçmişleri, suça eğilimli kişilik özellikleri ve cezaların caydırıcılığı gereği 5237 sayılı Kanun’un 50, 51 ve 62. maddelerinin uygulanmadığı, hırsızlık suçu bakımından hapis cezasının iki yıldan fazla süreli olması sebebiyle erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmasının mümkün olmadığı da isabetli olarak belirtilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/179 Esas, 2016/250 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların ve müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.