Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/7683 E. 2013/11595 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7683
KARAR NO : 2013/11595
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : Maddi tazminat red, 3000 TL manevi tazminatındavalıdan alınarak davacıya verilmesi

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Tazminat davasının dayanağını teşkil eden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30/05/2011 tarih, 2011/12510 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kesinleşip kesinleşmediği tespit edilerek sonucuna göre CMK’nın 142/1. maddesi gereğince değerlendirme yapılıp bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminatın belirtilen ölçütlere uymayıp fazla olduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.04.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Davacının tutuklu kaldığı toplam 14 günlük süre için mahkemenin hükmettiği 3000 lira manevi tazminatın çoğunluk görüşünde belirtildiği gibi çok değil, aksine az olduğunu düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum.
Dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre davacı yaptığı iş itibariyle çevresinde saygın olarak tanınan biri olup çoğunluk görüşünde belirtildiği gibi “üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı” nazara alındığında mahkemenin hükmettiği 3000 lira manevi tazminatın az olduğu, ancak davacının temyizi de bulunmadığından, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyor ve hükmün onanması gerektiğini düşünüyorum.