Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5395 E. 2023/4396 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5395
KARAR NO : 2023/4396
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1062 E., 2022/1196 K.
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/106 E., 2019/375 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; tarafların paydaşı olduğu 9210 ada 11 parsel … taşınmazda bulunan 1 numaralı bağımsız bölümün 15-C ve 15-F olarak ayrılan bölümlerinin davalılar tarafından işgal edildiğini belirterek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; tarafların kardeş ve şirket ortağı olup dava konusu 15-C numaralı bölümün kapıcı dairesi, 15-F numaralı bölümün yönetim ofisi olarak kullanıldığını, davalılar tarafından işgal edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

2. Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Dairemizin 15.02.2022 tarihli ve 2021/4747 Esas, 2022/1037 … Kararı ile; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalılar vekilinin temyiz itirazına gelince; dava konusu olan 9210 ada 11 parsel … taşınmazda bulunan 1 numaralı bağımsız bölümün dükkan vasfında olup davacı ve davalıların paylı halde malik olduğu, dosya içerisinde bulunan 15.02.2017 tarihli İş Merkezi Malikler Kurulu Olağan Toplantı kararına göre dava konusu 15-F numaralı bölümün yönetim odası olarak kullanılmasına devam edilmesine ve anahtarın yeni yönetime verilmesine, 15-C numaralı bölümün kapıcı dairesi olarak kalmasına karar verildiği, davalı tanık anlatımlarının da eskiden beri uygulamanın bu şekilde olduğunu doğruladığı, taraflar arasında hakaret iddiası üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/131178 soruşturma … dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile birlikte kolluğa teslim edilen kapıcı dairesi anahtarının apartman yönetimine teslim edilmesine dair verilen karar karşısında, dava konusu yerin bizzat davalılar tarafından işgal edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve numaralı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasal mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Dava, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.

2. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

3. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 … İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden … normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 … kararı). 25.05.1938 tarih ve 29/10 … Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 … Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.