Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/7924 E. 2023/4987 K. 14.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7924
KARAR NO : 2023/4987
KARAR TARİHİ : 14.11.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/291 E., 2016/106 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2015/291 Esas, 2016/ 106 Karar sayılı kararı ile taksirle öldürme suçundan;

A.Sanık … hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)’un 22 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,

B.Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci fıkrası gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.10.2020 tarihli ve 2016/229527 sayılı, hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz istemi;
Cezanın fazla olduğuna, alt sınırdan ayrılmayı gerektirecek neden bulunmadığına, diğer sanığın ve ölenin de kusurlu olduğuna, cezanın gerekçesiz olarak adli para cezasına çevrilmediğine, bilirkişi raporunun hatalı olduğuna ve saire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde;
”… 12/05/2015 günü sanık …’ın sürücüsü olduğu …. plakalı çekici ve … plakalı römork ile Eski Gemlik Yolu Caddesi üzerinde seyir halinde iken Fevzibey Caddesi kavşağına geldiğinde Fevzibey Caddesi istikametine doğru dönüş yaptığı sırada Çöplük istikametinden gelip Hipodrom Kavşağı istikametine doğru seyir halinde bulunan katılan sanık …’ın sürücüsü olduğu … plakalı motorsiklet ile … plakalı çekicinin sağ yan alt kısmında bulunan mazot deposunun ön alt köşe kısmına çarpması nedeniyle meydana gelen trafik kazasında yukarıda içeriği açıklanan hükme esas alınabilir gerekçeli bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde ” sanık Sürücü …’ın yönetimindeki tırla seyrettiği sırada kaza mahalline geldiğinde yolun trafiğe kapalı olması nedeniyle solda kalan Fevzibey caddesine dönmek zorunda kaldığı, çift yönlü kavşağın kontrolsüz olduğunu göz önüne alarak kavşak başına geldiğinde durup kontrol etmesi halinde aksi istikamette seyreden motosikleti görebileceği ve geçmesini beklemesi halinde kazanın meydana gelmeyeceği kontrolsüz dönüşü ile motorsikletin önünü kapattığı ve kazanın meydana gelmesine asli kusuru ile Karayolları Trafik Kanunun 53/b maddesini ihlal ederek sebebiyet verdiği diğer sürücü sanık …’ın yönetimindeki motorsiklet ile seyir edip olay mahalline yaklaşırken yola konmuş olan levhalara uyarak yavaşlaması gerektiği halde buna uymadığı gibi yola gereken dikkati vermediği için dönüş yapan tırı tedbir alabilecek şekilde önceden fark edemediği, bu nedenle de çarpmayı önleyeceği tedbiri almadığı kazanın meydana gelmesine tali kusuru ile Karayolları Trafik Kanunun 52/a-b maddelerini ihlal ederek sebebiyet verdiği” anlaşılmış olup her ne kadar tır sürücüsü olan sanık … kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını , motorsikletin hızlı bir şekilde seyir etmesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini savunmuş ise de çarpma noktası , fren izleri ve bilirkişilerce yapılan tespitler dikkate alındığında sanığın savunmalarında samimi olmadığı, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu oluğu anlaşıldığından, taksirle katılan sürücü …’ın yaralanmasına yanında bulunan kızının ölmesine sebebiyet vermek eylemine uyan TCK’nın 85/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına, motorsiklet sürücüsü …’ın da anlatıldığı şekilde kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu anlaşılmış ise de ; olayda ölenin kendisinin öz kızı olduğu ve kişisel ve ailevi olarak artık bir cezanın hükmedilmesi gereksiz olduğundan TCK’nın 22/6 ve CMK 223/4-b maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı kanasına varılmış olup tüm bu gerekçeler karşısında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.

2.Katılan Sanık … savunmasında: “Olay tarihinde saati tam hatırlamıyorum; ancak akşam üzeriydi hava kararmıştı, sokakta lamba yoktu, herhangi bir kavşak işareti yoktu, kızım Kübra ile ağabeyimin evinden çıktık, benim kullandığım motosiklet ile Çöplük istikametinden Veysel Karani mahallesine doğru gidiyordum, önce önümdeki bir araba sola dönüş yaptı, benim motosikletin lambası yanıyordu, dönüş yapan arabayı geçtim ,bu kez önüme karşıdan gelen tır sağa dönüş yaptı, ben virajda ikinci vitesteydim, viraj çıkışı motoru düzeltmiştim, tırı görmemle çarpmam bir oldu, fren yaptığımı hatırlıyorum, motosiklet sola yattı, ben her iki freni birden sıkmıştım, sonra motosiklet kaydı, gözümü açtığımda tırın kapısı ile ön tekerini görüyordum, tır dönüş sinyali vermedi, lambası yanıyordu, şikayetçiyim , davaya katılmak isterim , olayda ben sol gözümü kaybettim, şuan hiç görmüyorum, kızım vefat etti, hastahanede gözüme baktılar, ameliyat ettiler, şuan da göz görmüyor, Uludağ Üniversitesinde gözümden ameliyat oldum, olayı gören var mı hatırlamıyorum, eşim de önümüzdeki duruşmaya katılacaktır,” demiştir.

3.Sanık … savunmasında: ” Ben tır şoförü olarak çalışıyorum, olay tarihinde hemen olay yerinin 300-400 m ilerisinde sütaş deposuna mal götürdüm, saat 21:37 de çıktım, depodan çıktım, 300-400 m gittim Çöplük kavşağından İStanbul yönüne gidecektim; ancak İstanbul yönü kapatılmış, herhangi bir trafik işareti uyarısı konulmamıştı, hava karanlıktı, sokakta aydınlatmada yoktu, iki gidiş iki geliş, yolu vardı, ben orta şeritteydim, sağ şeridi boş bıraktım, sola dönüş yapacaktım, sinyali verdim, iyice yavaşladım, zaten yavaştım, karşıyı kontrol ediyordum, trafik çalışması vardı, karşıdan gelen araba Yıldırım tarafına döndü ben de sinyali verip yol boş olduğu için ben de benzinliğin berisindeki balıklı yoluna dönüş yapacaktım, dönüşü yaparken bir ses duydum, zaten karşı taraftan gelen araba görmemiştim, arkadan birisi çarptı sandım, aşağıya indiğimde motosiklet ile yerdeki iki kişiyi gördüm hemen 112 yi aradım, motosikletin ışığını görmedim, ben dönüş yaparken yol boştu, olayda benim suçum yoktur, uykusuz değildim, alkollü değildim, köprüyü yapan firma ve belediyenin de olayda kusurlu olduğunu düşünüyorum, kazadan sonra olay yerine levhalar ve hız kesici kasisler kondu” demiştir.

4. Kaza tespit tutanağında, bilirkişi raporunda kazasının meydana gelmesinde sanık …’in asli, katılan sanık …’nin tali kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.

5.İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim üyeleri tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda;
”Sanık Sürücü …’ın yönetimindeki tırla seyrettiği sırada kaza mahalline geldiğinde yolun trafiğe kapalı olması nedeniyle solda kalan Fevzibey caddesine dönmek zorunda kaldığı, çift yönlü kavşağın kontrolsüz olduğunu göz önüne alarak kavşak başına geldiğinde durup kontrol etmesi halinde aksi istikamette seyreden motosikleti görebileceği ve geçmesini beklemesi halinde kazanın meydana gelmeyeceği kontrolsüz dönüşü ile motorsikletin önünü kapattığı ve kazanın meydana gelmesine asli kusuru ile Karayolları Trafik Kanunun 53/b maddesini ihlal ederek sebebiyet verdiği diğer sürücü sanık …’ın yönetimindeki motorsiklet ile seyir edip olay mahalline yaklaşırken yola konmuş olan levhalara uyarak yavaşlaması gerektiği halde buna uymadığı gibi yola gereken dikkati vermediği için dönüş yapan tırı tedbir alabilecek şekilde önceden fark edemediği, bu nedenle de çarpmayı önleyeceği tedbiri almadığı kazanın meydana gelmesine tali kusuru ile Karayolları Trafik Kanunun 52/a-b maddelerini ihlal ederek sebebiyet verdiği” tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Olay günü saat 22:30 sıralarında sanık …’ın sevk ve idaresindeki çekici ile meskun mahalde, iki yönlü, iki şeritli, asfalt kaplama, aydınlatmasız yolda seyir halindeyken olay yeri kavşağa geldiğinde sola dönüş yaptığı esnada, karşı yön şeridinde istikametin göre sağında düz seyreden sanık …’ın sevk ve idaresindeki motosikletle çarpıştıkları, kaza nedeniyle sanık …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilmez, 6. derece kemik kırığı, yüzünde sabit iz oluşacak, duyu ve ya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı, motosiklette yolcu olarak bulunan …’ın öldüğü olayda, mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2015/291 Esas, 2016/ 106 Karar sayılı kararında sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2023 tarihinde karar verildi.