YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8845
KARAR NO : 2010/9127
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacıların murislerinden intikal eden taşınmazların davalı tarafından haksız işgali nedeniyle 2003-2007 arası için 4000,00 TL ecrimisilin tahsili istenilmiş, mahkemece, davacıların murisi …’in davalıyı kullanmadan men etmesine rağmen ölümü üzerine mirasçıları davacıların da ayrıca davalıyı kullanmaktan men etmesi gerektiği, ancak bu koşulun gerçekleşmediği ve böylece istem tarihi itibariyle ecrimisil alacaklarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ecrimisil, kötüniyetli zilyedin ödemekle yükümlü olduğu bir tür haksız fiil tazminatıdır (TMK.md.995).
Dava konusu taşınmazların davacıların murisi ile davalı adına müşterek mülkiyet hükümlerine göre kayıtlı olduğu; davacıların murisinin 14.07.1995 tarihinde ölümü üzerine bu taşınmazların davacı mirasçılarına kaldığı tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Yine, dava konusu taşınmazların 1965 yılından beri davalı tarafından kullanıldığı taraf ve dinlenen tanık beyanları ile sabittir.
Davacıların murisi …’in 17.08.1992 tarihli noterden göndermiş olduğu ihtarname ile ve yine İpsala Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/19 sayılı tespit dosyasında ecrimisil davasına esas olmak üzere taşınmazların o yıla ilişkin gelirinin tespitini istemek suretiyle davalıyı intifadan men ettiği açıktır. Taraflar arasındaki ihtilaf, mirasçıların murislerinin davalıyı intifadan men etmesi olgusuna dayanarak ecrimisil isteyip isteyemeyecekleri noktasında toplanmaktadır.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü dikkate alındığında murisin ölüm tarihi itibariyle mirasın intikalinde 743 sayılı Medeni Kanun hükümlerinin uygulanması gerekir.
743 sayılı Medeni Kanunun 539. maddesi hükmüne göre – Miras açılınca, mirasçılar onun tamamına sahip olurlar. Kanunda açıkça yazılı haller müstesna olmak üzere, mütevaffanın alacakları ve bilcümle hakları ve zilyed bulunduğu malları, mirasçılarına intikal eder ve bu mirasçılar müteveffanın borçlarından şahsen mesul olurlar (Külli halefiyet ilkesi).
Somut olayda, öncesinde var olan rızaya dayalı davalı taraf kullanımı, bu rızanın muris tarafından geri alındığı ihtar tebliğ tarihi ve hatta onun sonrasındaki tespit dava tarihi itibariyle haksız ve iyiniyetli olmayan bir elatma vasfına dönüşmekte ve bundan külli halefiyet ilkesi gereğince tüm mirasçılar yararlanabilmektedir.
O halde mahkemece, talep edilen dönem itibariyle davacıların isteyebileceği ecrimisil miktarının bilirkişi incelemesi yaptırılarak saptanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken mahkemece, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu istemin reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05. 2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.