Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/18251 E. 2013/10694 K. 22.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18251
KARAR NO : 2013/10694
KARAR TARİHİ : 22.04.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/3-b, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğincemahkumiyet – erteleme

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Olay nedeni ile mağdurun hayati tehlike ve kemik kırığı oluşacak, organlardan birinin işlevini yitirecek şekilde yaralandığı dikkate alınarak TCK’nın 61. maddesi gereğince sanık hakkındaki temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin eksik incelemeye ve sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
05/11/2007 tarihli vekilinde hazır bulunduğu duruşmada kendisine CMK’nın 234. ve müteakip maddelerindeki hakları hatırlatılan müştekinin katılmak istemediğini belirtmiş olması, müşteki vekilinin de katılma talebinde bulunmamış olmasına rağmen müştekiyi katılan olarak kabul ile lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün vekalet ücretine ilişkin 5. bendinin hükümden çıkartılması sureti ile sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/04/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Sanığın motosikletinin, hatalı doğrultu değiştiren bisiklete çarpması üzerine sürücüsü yaralanmıştır. Ancak meydana gelen yaralanma düşmeden değil yere düşme esnasında sanığın ceketinin cebinde bulunan kuru sıkıdan bozma tabancanın patlamasından kaynaklanmıştır.
Meydana gelen kemik kırığı tabancanın ateşlenmesinden kaynaklanmış olup, günlük hayat tecrübelerimize göre düştüğümüzde cebimizdeki tabancanın patlayacağı öngörülebilir olmaktan uzaktır. Bu nedenle doğan ağır sonuçtan sanığı sorumlu tutan yerel mahkeme hükmünü onayan çoğunluğun görüşüne katılmıyor, yalnızca trafik kazasından kaynaklanan düşmeden doğan yaralanma nedeniyle sanığın sorumlu olması gerektiği görüşüyle hükmün bozulması gerektiğini düşünmekteyim.