YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3713
KARAR NO : 2010/5246
KARAR TARİHİ : 29.03.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 1.8.2008 gününden başlayarak aylık 1.875 TL. olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde kira parasının 1.8.2008 gününden başlayarak aylık 1.875 TL. olarak tespiti istenilmiş, mahkemece kira bedelinin … doları üzerinden belirlenmiş olması ve 6570 sayılı Yasanın geçici 7/2-4.maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki kira sözleşmesi 15.8.2004 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olup, aylık kira bedeli 500 USD olarak kararlaştırılmıştır.
18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, kira süresi sona erip sözleşme 6570 sayılı Yasanın 11.maddesi uyarınca yenilendiğinde yeni dönemde sözleşmenin diğer hükümlerinin yenilenmesine karşın, kira parasına ilişkin şart yenilenmemekte ve kira parası belli olmayan bir sözleşme haline gelmektedir. Mahkemece kira sözleşmesindeki bu boşluğun “hak ve nesafet” kurallarına uygun bir kira parası takdiriyle doldurulması gerekmektedir.
Sözleşmedeki kiranın yabancı para üzerinden ödenmesine ilişkin hükmün yeni dönemde diğer hükümler gibi yenilenmediği ve sözleşmenin tarafı olan davacının da yeni dönem kira parasının … Lirası üzerinden tespitini talep ettiği gözetildiğinde BK.nun 83.maddesinin 1.fıkrası uyarınca hakimin sözleşmedeki bu boşluğu doldurup, kira parasını … Lirası cinsinden belirlemesi gerekmektedir.
Öte yönden; 18.2.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4531 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun ile 6570 sayılı Yasaya eklenen geçici 7.madde 2000 ve 2001 yıllarına ilişkin kira paralarının artışı ile ilgili olup, somut davada uygulama olanağı yoktur. Bu durumda az yukarıda anlatılan esaslar doğrultusunda inceleme yapılmak suretiyle bir hüküm tesisi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi yanlış olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.