Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/16549 E. 2023/8053 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/16549
KARAR NO : 2023/8053
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/146 E., 2021/153 K.
DAVALILAR : 1-…, 2-…, 3-… vekilleri … …
DAVA TARİHİ : 30.05.2017
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön inceleme neticesinde;

Tebligatların nasıl yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nda düzenlenmiştir. 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 1. ve 2. fıkraları; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir tebligat buraya yapılır.” hükümlerini içermektedir. Aynı Kanun’un “Tebliğ İmkansızlığı ve Tebellüğden İmtina başlıklı 21. maddesinde ise muhatabın adresinde bulunmaması halinde yapılacak işlemler ve bu kapsamda 21. maddenin 1. fıkrasında muhatabın adresten geçici olarak ayrılmış olması (işe gitme gibi) halinde tebligat usulü, 2. fıkrasında ise mernis adresine tebligat usulü düzenlenmiştir.

Bu yasal düzenlemeler kapsamında tebligatın öncelikle bilinen adrese çıkartılması, bu adreste yapılamayarak iade edilmesi halinde ise (adresten ayrılma gibi) mernis adresine çıkartılması gerekmektedir. Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine eklenen ikinci fıkrasında gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir … benimsenmiştir. Bilinen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi ve başka bir adresi olması arasında fark bulunmamaktadır. Bilinen adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre çıkarılacaktır. Hem kanun metninde hem yasanın uygulanmasını gösteren yönetmelikte ve hem de madde gerekçesinde muhatabın sadece adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen adres olarak bildirilmesi halinde doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21. maddenin 2. fıkrasına göre tebligat yapılacağı açıklamasına yer verilmemiş, bilakis bildirilen adrese tebligat yapılamaması halinde 2. fıkraya göre tebligat yapılacağı önemle vurgulanmıştır. Adrese kayıt sistemindeki adres, tebligat yapılamayacağı açıkça anlaşılan bir adres olmadığı için, öncelikle normal bir tebligat çıkartılarak Tebligat Kanunu’nun 21. maddenin 1. fıkrasında ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesinde muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işleminin yerine getirilmesi gerekir.

Şu halde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebligat yapılmasında dikkat edilmesi gereken husus; davalının tebligat adresinden geçici olarak mı ayrıldığı, yoksa sürekli olarak mı ayrıldığı konusunun netleştirilmesidir. Muhataba çıkan tebligat evrakında belirtilen adres, aynı zamanda adres kayıt sistemindeki adresi ise bu durumda; belirtilen adresten geçici olarak ayrılmışsa; Tebligat Kanunu 21/1.madde hükümlerine göre, sürekli olarak ayrılmışsa Tebligat Kanunu 21/2. madde hükümlerine göre tebligat yapılacaktır.

Ancak aynı Kanun’un 14. maddesi “Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandan müessese amiri gibi en yakın üste yapılır. Yukarıki fıkrada yazılı olanların haricindeki askeri şahıslara birlik veya müessesede tebligat yapılması icabeden ahvalde, tebliğin yapılmasını nöbetçi amiri veya subayı temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal bulundurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ kendilerine yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Dairemizin 21…..2022 tarihli 2022/2422-2022/9183 sayılı geri çevirme kararında; davalılar vekilince nispi temyiz harcının ikmal edilmesi gerektiği, davalı …’in karar tarihinde ve temyiz tarihinde reşit olduğu, dosyada asaleten verilen vekaletnamesinin de bulunmadığından bahisle …’dan yeni tarihli vekaletnamesinin sunulması mümkün olmazsa davalı asile gerekçeli kararın usule uygun tebliği gerektiği belirtilmiştir.

Geri çevirme kararı gereği davalılar vekili … …’ın mahkemeye sunduğu 14.10.2022 havale tarihli dilekçesinde mahkemece düzenlenen muhtıra gereği süresinde nispi harcı ikmal edildiği belirtilmiş ancak davalı …’in yakın çevresinden askerde olduğu bilgisini edindiğini, bu nedenle tarafından ulaşılamadığı belirtilmiş ve gereğinin yapılması talep edilmiştir.

Mahkemece, davalı … hakkında araştırma yapılmadan gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı ve Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine göre okunaklı olmayan bir açıklama ile muhtara tebliğ edildiği, bu suretle yapılan tebligatın usule uygun olmadığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece, davalılar vekilini dilekçesi doğrultusunda davalı …’in askerlik görevinde olup olmadığının tespiti ile askerlik görevinde ise Tebligat Kanunu’nun 14. maddesine göre usule uygun olarak gerekçeli kararın tebliği, askerlik görevinde değilse yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler doğrultusunda usule uygun olarak gerekçeli kararın tebliği sağlanarak ve usul ekonomisi de gözetilerek yeniden geri çevirme yapılmasına neden olunmayacak ve yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmeksizin titizlikle eksikliklerin giderilmesi için dosyanın çevrilmesi gerekmiştir.

KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE,

15…..2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.