YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10683
KARAR NO : 2023/23163
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/264 E., 2015/444 K.
SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre davaya konu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/11176 numaralı iddianamesinin sevk ve anlatım kısmında yer alan … hakkında açılan davaya ilişkin zamanaşımı içerisinde işlem yapılabileceği belirlenmekle, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ile fuhuş, sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve fuhuş suçlarından kurulan hükümler ile müsadere kararına yönelik temyizde;
Sanıklara yükletilen suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Fuhuş suçunun mağdur sayısınca oluşacağı gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu hususta bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanıklar …, … ve …, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanıklar … ve … müdafii, sanıklar … ve … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve malen sorumlu … vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık …’ın fuhuş eylemine ilişkin kurulan hükmün temyizinde;
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Fuhuş suçunun mağdur sayısınca oluşacağı gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu hususta bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi, hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır,
Ancak,
Fuhuş eylemlerini örgütsel faaliyet kapsamında gerçekleştirmediği anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanun’a aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak, sanık hakkında sonuç cezanın “2 yıl 6 ay hapis ve 15000 TL adli para cezası olarak belirlenmesi” suretiyle, HÜKMÜN, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ile fuhuş suçları, sanık … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ile fuhuş suçları ve sanık … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan hükümlerin temyizine gelince;
1. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra sanık …’ın 29.09.2020 tarihinde, sanık …’ın da 29.04.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılıp 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.06.2022 tarih ve 2018/14 Esas, 2022/487 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hâkim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemedeki ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Açıklamalar ışığında, sanık savunması, iletişim tespit tutanakları, temyiz dışı sanık … anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık …’ın, suç işlemek amacıyla kurulan örgütle arasında organik bir bağ bulunduğuna, örgütün hiyerarşik yapısına sıkı veya gevşek bir bağ ile dahil olduğuna, devamlılık ve yoğunluk içerir şekilde örgütle birlikte hareket ettiğine ve fuhuş eylemlerini örgütsel faaliyet kapsamında gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde yeterli olmayan gerekçeyle, sanık hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, sanıklar … ve … yönünden sair hususlar incelenmeksizin, sanık … yönünden başkaca nedenler yerinde görülmeyerek, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.