Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/8868 E. 2023/10121 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8868
KARAR NO : 2023/10121
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1776 E., 2023/461 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/248 E., 2021/133 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığı bağlanması ve kesilen aylıkların faiziyle tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Kurumdan 2013 yılı Ocak ayından itibaren müteveffa babası … üzerinden yetim aylığı aldığını, aylığının kesildiğini öğrenmesi üzerine 20.06.2017 tarihinde Kuruma başvurarak aylığının yeniden bağlanmasını talep ettiğini, Kurum tarafından eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle aylığının kesildiği ve yargı yoluna başvurabileceğinin tarafına bildirildiğini, davacının eski eşi … ile kesinlikle muvazaalı boşanmadığını, durumun kendisi ve çocukları için dayanılmaz hal alması ve eski eşinin başka birisi ile yaşamaya başlaması nedeniyle … 2. Aile Mahkemesinin 2012/1494-2012/1558 E.K. sayılı dosyasında anlaşmalı olarak boşandıklarını ileri sürerek, SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 05.06.2017 tarih 60991618-3/493079 sayılı aylık kesme kararının hukuka aykırılığının tespiti ile iptaline, kesilen aylığın tedbiren tekrar bağlanmasına, tedbir kararı verilmemesi durumunda kesilme tarihi olan 17.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemlerin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, eldeki davanın, boşanmadan sonra birlikte yaşama iddiası ile aylığın kesilmesi işleminin iptali ve aylıkların ödenmesi istemine ilişkin olduğu, davacı hakkında düzenlenen denetim tutanağı ve dayanakları, tutanak tanıklarının duruşmada birlikte yaşamaya ilişkin beyanları, komşu tanığı Serpil’in davacının boşanıp boşanmadığını bilmediği, davacının eşinin binaya girip çıktığına ilişkin beyanı, komşu tanığı Emine’nin 7-8 yıl önce komşu olduklarını, davacının eşi ve çocukları ile yaşadığı, binadan ayrıldıktan sonra boşandığını davacının kendisinin söylediğini bildirmesine yönelik beyanı, komşu tanığı Melek’in, davacının evli mi boşanmış mı olduğunu bilmediğini söylemesi, dönemin muhtarı olan kamu tanığının davacının boşanıp boşanmadığını bilmediğini, boşanmayı duruşmaya geldiğinde öğrendiğine dair ifadesi ve tüm dosya kapsamına göre, davacının boşanmadan sonra boşandığı eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiği kanaatine varılarak, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava sürecinde davacının eski eşinin fiilen başka bir kadınla evlendiğini ve nüfus kayıtları ile de bu durumun sabit olduğunu, yargılama sürecinde dinlenen tanıkların davacının eski eşinin olumsuz davranışlarını doğruladığını, kamu adına dinlenilen bir kısım tanıkların ise boşanmayı bilmediklerini ifade ettiklerini, bu durumun da bilinmemesinin normal olduğunu, davacının hem hukuken hem de fiilen boşandığının sabit olmasına rağmen mahkemece yetersiz gerekçe ile davanın reddine karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen denetim raporunda, davacının denetim sırasında verdiği ifadede boşandığı eşinin babası ile aynı apartman 10 numaralı dairede oturduğunu söylemesine karşın tanık olarak ifade veren boşandığı eşinin babası …’ün oğlunun nerede oturduğunu bilmediğini beyan ettiği, denetmene ifade veren tanıkların davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarını söylemelerine karşın mahkemede davacının boşandığı eşinin apartmanda hangi dairede oturduğunu bilmediklerini beyan ederek çelişkili ifadeler vermişlerse de çelişkili ifade vermelerini kabul edilebilir ve makul bir sebebe dayandıramadıkları, bu durumun davacıyı korumaya yönelik olduğu, kontrol memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin ispat edilemediği, Kurum işleminin yerinde olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığın kesilmesi işleminin iptaline, kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 56 ıncı maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.