YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/24193
KARAR NO : 2013/596
KARAR TARİHİ : 17.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri de bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan,
A)Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış, sanıkların direnme eylemlerini aynı zamanda birden fazla mağdura karşı birlikte gerçekleştirmiş olmalarına karşın TCK’nın 43/2. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, TCK’nın 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanıkların kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanıklar … ile …’in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının tebliğnameye uygun olarak “Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet, kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı..” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5271 sayılı Yasanın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olması ve manevi zararı kapsamaması karşısında, sabıkasız olan sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme suçunun mağdurlarının ne şekilde maddi bir zarara uğradıkları karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, lehine takdiri indirim uygulanıp, bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate varılarak hükmolunan hapis cezası da ertelenen sanık hakkında, “katılanın zararının tazmin suretiyle tamamen giderilmediği” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle anılan Yasanın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a)Temel ceza alt sınırdan belirlenmesine karşın, TCK’nın 51/3. maddesi uygulanırken, denetim süresinin gerekçe gösterilmeden alt sınırın üzerinde tayin edilmesi,
b)Sanığın birden fazla görevli polis memuruna karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme eylemi nedeniyle TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca cezasının arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.