YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12487
KARAR NO : 2010/15297
KARAR TARİHİ : 28.09.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.500 TL’nin tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dava dilekçesinde, davalının kendisini Cumhuriyet Başsavcılığına iki defa şikayet ettiğini, şikayet dilekçelerinde kendisi hakkında “Kurum 2. müdürünün lakayt olduğu, akşama kadar çalışmayıp vakit geçirdiği, personel ve mahkumlarla ilgilenmediği ve sayımlara katılmadığını” belirterek kişilik haklarının zarar gördüğünü ve bu nedenle 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece; 2.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda, davalı tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına verilen 25.06.2008 tarihli şikayet dilekçesi ile davacı hakkında görevini yerine getirmediği açıklanmış ve soruşturma neticesinde kovuşturmaya mahal olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının, cezaevi 2. müdürü olup aylık 1.600 TL maaş aldığı, davalının ise infaz koruma memuru olup, aylık 1.330 TL maaş aldığı tespit edildiğine göre ve ayrıca taraflar arasındaki önceye dayalı çekişme ve olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yazılı bulunan “2.500 TL” manevi tazminat miktarının silinerek yerine TMK.nun 4. maddesi gereğince hakkaniyete uygun “1.500 TL” rakamının yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 55.10 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 28.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.