Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/29491 E. 2013/11384 K. 25.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/29491
KARAR NO : 2013/11384
KARAR TARİHİ : 25.04.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-e, 50-52, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin; temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1-Adli Tıp Kurumu’nun 27/01/2010 tarihli raporuna göre, mağdurun hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyen kemik kırığı oluşuacak şekilde yaralandığının belirtilmesi karşısında, TCK’nın 89/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezada, aynı kanunun 89/2-(b) maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında belirlenen tam gün sayısı ile bir gün karşılığı takdir edilen miktarın çevrilmesi işlemi sırasında, uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 50. maddesine yer verilmek suretiyle CMK’nın 232/6 maddesine aykırı hareket edilmesi,
3-Dosya kapsamına göre; otomobil sürücüsü sanık kazanın oluşumunda tali kusurlu ise de, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, mağdurda meydana gelen kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyen kemik kırığı olduğu gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine, asgari hadden ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.04.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ:

Türk Ceza Kanununun 89/1.maddesi taksirle yaralama suçlarının temel ceza maddesi olarak düzenlenmiştir. Taksirle yaralama suçlarında bu fıkraya göre belirlenen ceza ikinci ve üçüncü fıkralarındaki ağır neticelerin bulunması halinde belirlenen bu ceza yarı veya bir kat oranında artırılmaktadır. Temel ceza maddesi 89/1.maddesi olunca tabiki ceazanın belirlenmesi aynı Kanunun 61/1.maddesine göre yapılmaktadır.
Dairemiz son verdiği kararlarda aslında kasten işlenen suçlar için öngörülen kemik kırığının hayat fonksiyonlarına göre artırımının bu fıkra kapsamında kullanılması gerektiği gerekçesiyle kararlar bozmaktadır. Bu şekilde bir uygulama yapmaya gerek yoktur. Aynı maddenin ikinci veya üçüncü fıkrasında belrtilen ağır yaraların birden fazla olması halinde temel cezanın alt sınırdan aşılarak belirlenmesi gerektiği, Yeni TCK’nın yürülüğe girdiği altı yıllık uygulama ile oturmuş durumdadır. Kanunun yürürlüğe girmesinin üzerineden altı yıl geçtikten sonrara, kasten yaralama suçlarında (TCK, m.87/3) uygulanması gereken bir hükmün taksirli suçlarda uygulanması gerektiğinden beş yıl önce verilen kararlırın sırf bu nedenle bozulmasının ne hukukun gelişmesine faydası vardır, ne de mağdur tarafı memnun eder. Mağdur taraf kararın bir an önce sonuçlanmasını ister. Çünkü anlaşılamaz bir uygulama ile tazminat davaları, ceza davalarının sonucunu beklemektedir.
Kaldıkı aynı görüşten hareket ettiğimizde, konuşmada sürekli zorluğun, yüzün sürekli değişikliğinin, duyulardan veya organlardan birinin işlevinin zayıflaması veya yitirilmesinin hayat fonksiyonlarına etkisinin de araştırılması gerekir. Kanunun hiçbir hükmünde böyle bir düzenleme olmadığı gibi vücut harabiyeti bakımından daha vahim yaralanmalarda bunu daire olarak aramazken belki nitelikli yaralanmaların en hafiflerinden olan kemik kırığında bunu arayarak hem kanunun amacına aykırı hareket etmek hemde oturmuş uygulamaların karışıtırlaması ve davaların gereksiz yere bozularak uzaması demektir.
Sonucu çok değiştirmeyecek bozmalarla yargılamaların uzamasına sebebiyet verilmemeli, TCK’nın 61.maddesine göre temel cezayı belirlemede hakime takdir hakkı tanınan alanlarda açık bir oransızlık bulunmayan hallerde takdir hakkına müdahale edilmemesi ve dosyamız bakımından diğer bozma sebepleri de sonuca etkili olmadığından hükmün düzeltilerek onanması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz.