YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10367
KARAR NO : 2010/11157
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde şimdilik 10.000 lira ecrimisilin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde , davalının taşınmazı işgal ettiğini beyan ederek şimdilik 10.000 TL. ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı taraf bu davayı açtıktan sonra, dava konusu taşınmazı 11.2.2009 tarihli yazılı sözleşme ile 3. bir kişiye satmıştır. Dosyada mevcut satış sözleşmesinin incelenmesinden, “dava konusu taşınmaza dair bundan önceki davalarından da feragat ediyorum“ şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece, davacının satış sözleşmesindeki bu sözleri davadan feragat (dava dışı feragat ) niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Feragat davacının talep sonucundan vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı ile olur. Feragat beyanının açık olması çok önemlidir. Feragat, duruşma sırasında sözlü olarak yapılabileceği gibi, davacı duruşma sırasında mahkemeye vereceği bir dilekçe ile de davasından feragat edebilir. Diğer yandan, duruşma dışında da mahkemeye verilecek dilekçe ile de feragat mümkündür. Ancak bu durumda hakim tarafından feragat dilekçesinin altına imzanın davacıya ya da yetkili vekiline ait olduğu yolunda şerh verilmesi gerekir. Bu şekilde usulünce yapılan feragat ile dava konusu uyuşmazlık da son bulmuş olur.
Somut olayda, davacının, davalının taraf olmadığı adi yazılı belgedeki genel ifadeli beyanı esas alınarak mahkemece feragat nedeni ile ret kararı verilmiştir. Böylesi bir beyan yukarıda bahsedilen ve dava konusu uyuşmazlığı esastan halleden feragat niteliğinde değildir.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, davacının dava dışı belgedeki beyanın, feragat beyanı niteliğinde bulunmadığı gözetilerek yapılacak yargılama neticesinde işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.