Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/4563 E. 2023/5026 K. 15.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4563
KARAR NO : 2023/5026
KARAR TARİHİ : 15.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1084 E., 2021/589 K.
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2020/1084 Esas, 2021/589 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, 30.03.2023 tarihli ve 94660652-105-06-12288-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40859 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40859 sayılı Kanun yararına bozma isteminin;

“Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre, suçun işlendiği 09/04/2016 tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki düzenleme uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasındaki bentlerinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”

Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık …’ in 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli ve 2016/350 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararının 07.10.2016 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 23.06.2019 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkraları uyarınca neticeten 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2020/1084 Esas, 2021/589 Karar sayılı kararı aleyhine 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 30.03.2023 tarihli ve 94660652-105-06-12288-2022-Kyb sayılı yazılı istemlerine dayanılarak ihbar olunmuş, kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40859 sayılı ihbarnamesi ile Yargıtay 12. Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmiştir.

3. 5237 sayılı Kanun’un, “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası;
“…(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir….”
Şeklinde düzenlenmiştir.

4. 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş sanığın otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde suç tarihinden önce herhangi bir sabıkasının bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiş, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ankara 41. Asliye Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2020/1084 Esas, 2021/589 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;

Hükmün ikinci maddesinden sonra gelmek üzere “5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki amir hükme göre, takdiren aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre günlüğü 20 TL’den paraya çevrilerek sanığın neticeten 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” bendinin eklenip, bozmanın sonucuna göre talepte yer almamakla birlikte 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluğuna ilişkin bölümün ve altıncı maddesindeki “adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına ilişkin” bölümün hükümden çıkarılması ve diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.11.2023 tarihinde karar verildi.