Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/2679 E. 2022/11336 K. 03.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2679
KARAR NO : 2022/11336
KARAR TARİHİ : 03.10.2022

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; müvekkillerinin OHAL sürecinde çıkartılan KHK ile görevlerinden ihraç edildiğini, bu nedenle açlık grevi başlattıklarını, bu konu kapsamında davalılar tarafından Sabah Gazetesinin 15/05/2017 tarihli nüshasında “Açlık grevi maskesinin altından DHKP-C çıktı” başlığı altında müvekkilleri hakkında haber yapıldığını, söz konusu haber ile müvekillerinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek her bir müvekkili yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve mütesilselen tahsili talep edilmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, dava konusu yayın incelendiğinde, yayının yapıldığı tarihte güncel olan konuda mevcut durumun sorgulanması şeklinde yayın hazırlandığı, davaya konu haberin görünen gerçeğe, olay ve iddiaların oluş biçimine uygun olduğu, basın özgürlüğü, ifade ve eleştiri hakkı kapsamında ifadelere yer verilerek habere konu yapıldığı, yazı içeriğinin gündemde olan, kamuoyunu meşgul eden ve ülkemizde yaşanan olaylarla bağlantı kurularak kaleme alındığı, yine başka gazete ve yazarlarca da gündeme getirildiği, gazetede yoruma yer verilmediği, gündemde olan olaydan ötürü halkın bilgilendirildiği, objektif habercilik kuralının çiğnendiğinden ve davacıların kişilik haklarına saldırının varlığından söz edilemeyeceği, bu haliyle yayının hukuka uygunluk sınırları içerisinde kaldığı ve davacıların kişilik haklarına hukuka aykırı biçimde zarar verilmediği, yazıda güncel bir olayın kaleme alındığı ve yazının davacıların kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu haberde, açlık grevi yapan davacıların DHKP-C terör örgütü ile bağlantılı oldukları belirtilmekte olup bu haberlerin yapılmasından önce davacılar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 02/05/2017 tarihinde, 2017/2509 sayılı iddianame ile silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütü propagandası yapma suçlarından kamu davası açıldığı, davacıların terör örgütü üyeliği suçundan 23/05/2017 tarihinde tutuklandıkları, davacıların DHKP-C terör örgütü üyesi olduklarına ilişkin haberlerin olay tarihinde farklı haber ve gazetelerde konu edildiği, aynı tarihlerde İçişleri Bakanı’nın, davacıların DHKP-C ile organik bağlarının bulunduğu yönünde basına yansıyan beyanlarının olduğu gözetildiğinde, dava konusu haberlerin görünür gerçeğe uygun olduğu, güncel konuların basın özgürlüğü sınırları çerçevesinde ele alındığı, toplumu bilgilendirme amacı içerdiği, bu şartlar altında davalı tarafın ifade ve basın özgürlüğüne sınırlama getirilmesini gerektirir demokratik toplum gereklerine uygunluk koşulunun mevcut olmadığı kanaatine varılmış olmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, Dairemiz karar örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına 03/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.