YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21488
KARAR NO : 2013/11736
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Türk Telekom Denizli İl Müdürlüğünün, Merkez Goncalı Köyü, Ören Yeri Mahallesinde bulunan telefon direklerinin yatık ve kablolarının arızalı olması nedeniyle kabloların yeraltına alınması hususunda izin verilmesi istemini içeren taleplerine istinaden, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 10/12/1982 tarih ve A-3988 sayılı, Aydın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 18/04/2007 tarih ve 809 sayılı kararları ile 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen Laodikeia Antik Kenti içerisinde Türk Telekom Denizli İl Müdürlüğüne ait kabloların yer altına döşenmesi çalışmalarının 60 cm derinliğinde, 30 cm genişliğinde olmak şartıyla Müze Müdürlüğü denetiminde yapılabileceğine karar verildiği, bahse konu direk ve kabloların yenilenmesi, güzergahlarının değiştirilmesi ve kabloların yer altına alınması işinin ihale yoluyla Özdoğanlar-Milko İnşaat Ortak Girişimine verildiği, sanık …’ın adı geçen firmada kepçe operatörü olarak çalıştığı, 24/11/2007 tarihli tutanak ile söz konusu çalışmaların müze denetiminde yapılmadığının, 1. derece arkeolojik sit alanında herhangi bir tahribata sebebiyet verilmediğinin, 3. derece arkeolojik sit alanında ise 10 adet tuğla çatkılı kist mezar ortaya çıktığının ve bahse konu mezarların tahrip edildiğinin belirlendiği anlaşılmış olup, her ne kadar hükme esas alınan iş güvenliği uzmanlarından oluşan üçlü bilirkişi raporu ile Kurul kararında belirtilen derinlik ve genişliğe uyulmaması nedeniyle çalışmaların kontrol ve denetiminden sorumlu bulunan, Türk Telekom Denizli İl Müdürlüğü görevlileri olan temyize gelmeyen sanıklar … ve …’ın, yine kazı çalışmalarını anlaşma hükümlerine ve projeye aykırı şekilde gerçekleştirmeleri sebebiyle taşeron firmanın şantiye şefi olan sanık … ile ekip sorumlusu sanık …’ün suça konu kültür varlıklarının zarara uğramasında kusur ve ihmallerinin bulunduğunun, iş makinesi ile kazı yapan sanık …’ın ise aldığı emir ve talimatları yerine getirmekle yükümlü olduğundan belirlenen derinlik ve genişliğe uyulmaması sonucu tarihi eserlerin tahrip edilmesi eyleminde kusur ve ihmalinden söz edilemeyeceği belirlenmiş ve mahkemece belirtilen rapora itibarla beraat kararı verilmiş ise de;
Aydın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun sözü edilen kararı ile 60 cm derinliğinde ve 30 genişliğinde olmak kaydıyla, Müze Müdürlüğü denetiminde uygulama yapılmasına izin verilmiş iken, ilgili Müze Müdürlüğüne bilgi verilmeksizin, Kurul tarafından belirlenen ebatların çok üstünde; 1. derece arkeolojik sit sınırları içerisinde 1.40-1.70 metre, 3. derece arkeolojik sit alanı sınırları dahilinde ise 1.00-1.20 metre derinliğe varan boyutlarda kazı yapılarak 10 adet tuğla çatkılı kist mezarın tahrip edildiği, kepçe operatörü olan ve sürekli olarak bu iş ile iştigal eden sanığın iş makinesi ile gerçekleştirilen kazının ulaşabileceği aşamayı ve dava konusu yerde 150 metre boyunca gerçekleştirilen uygulama ile korunması gerekli kültür varlıklarının zarar görmesine neden olabileceğini bilemeyeceğinin kabul edilemeyeceği, sanığın temyize gelmeyen sanıklar ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde korunması gerekli kültür varlıklarının zarara uğramalarına sebebiyet verdiğinin sübuta erdiği gözetilmeksizin, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29/04/2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Aynı olay nedeniyle çalışmaları kontrol etmeyen Türk Telekom görevlileri … ve … ile kazı çalışmalarını anlaşma hükümlerine ve projeye aykırı şekilde gerçekleştiren taşeron firmanın şantiye şefi … ile ekip sorumlu … 2863 sayılı Kanunua muhalefetten mahkum oluşlardır.
Sanık …’ın üzerine atılı suç kasten işlenebilen bir suç olup, kepçe operatörü olan sanık verilen emri yerine getirerek kablo döşenmesi için kanal kazmıştır. Bu kanal açma sırasında tuğla mezarın tahrip olmasında sanığın taksiri olabilir. Ancak 2863 sayılı Kanun taksirli hareketi suç olarak kabul edip cezalandırmadığından mahalli mahkemenin beraat kararı yerinde olduğundan sayın çoğunluğun suçun oluştuğuna dair bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz.