YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20330
KARAR NO : 2013/8526
KARAR TARİHİ : 03.04.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm :2863 S.K.’nın 65/b, TCK’nın 51, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin bilirkişi raporlarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanıkta suç kastı bulunmadığına, olayda kastı kaldıran hata bulunduğuna, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İstanbul 3 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 15.11.1995 tarih, 7755 sayılı kararı ile 1. Derece Doğal Sit alanı olarak belirlenen yerde, suç tarihinde kolluk görevlileri tarafından sanığın kaçak inşaat yaptığına dair yapı tespit tutanağı düzenlenmesi üzerine sanık hakkında kamu davası açıldığı, 04.11.2008 tarihli yapı tespit tutanağında, daha önceden yapılmış kalıpların söküldüğü, tuğla ile duvarlar örülmüş şekilde iken yeniden inşaata başlanmış, kalıplar çıkarılarak beton atılır vaziyette yeniden tuğlaların sökülen yerlerine ytong tuğla döşendiği belirtilmesine karşın sanığın inşai müdahaleyi sürdürdüğü ve dosya içerisinde mevcut, inşaat mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu binanın iki katlı, çatısı kiremit örtülü, iç ve dış sıvası yapılmış, doğramaları takılmamış, natamam inşaat halinde olduğunun, aynı zamanda doğal yapının bütünselliğini bozucu yerlerden olması nedeniyle koruma bölge kurullarınca belirlenen koruma alanlarında öngörülen şartlara aykırı inşai ve fiziki müdahale olduğu, binanın yıkılması-kaldırılması halinde yapının temel kazısı nedeniyle doğal yapının eski hale getirilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği anlaşılmakla;
İddianamede, suç tarihi farklı olmakla birlikte aynı inşaat ile ilgili olarak sanık hakkında 2009/195 soruşturma numarası ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tahkikat yapıldığının ve kamu davası açıldığının belirtilmiş olması karşısında; denetime imkan vermesi bakımından her iki suç arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması ihtimaline binaen, açılmış diğer davayla ilgili dosyanın onaylı suretlerinin dosya arasına alınarak mükerrer cezalandırmanın önüne geçilmesi bakımından, her iki dosyanın birleştirilmesi hususunun tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1.) 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
2.) Sanık müdafinin ismine gerekçeli karar başlığında yer verilmemesi suretiyle CMK’nın 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
3.) Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi tayin edilirken ve denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceğine hükmedilirken uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’ nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4.) Hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının kararda belirtilmemesi suretiyle TCK’nın 51/8. maddesine aykırı davranılması,
5.) Sanığa ait nüfus kayıt örneğinin imzasız olması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.