Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/13525 E. 2023/23661 K. 06.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13525
KARAR NO : 2023/23661
KARAR TARİHİ : 06.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/350 E., 2023/280 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarih, 2015/624 Esas ve 2015/821 Karar Sayılı kararı ile sanık hakkında aynı yer ile ilgili olarak İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/261 Esas sayılı dosyasında bir kamu davası bulunduğundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereği davanın reddine karar verilmiştir.
2.İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin, 15.06.2020 tarihli ve 2019/4639 Esas, 2020/7287 Karar sayılı ilamı ile dosya içerisindeki belge ve bilgilerden suça konu yerin 3. derece doğal sit alanı sınırları içinde kaldığının anlaşılması karşısında 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan suç duyurusunda bulunularak, dava açılması halinde söz konusu davaların birleştirilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesine göre, sanıkların eyleminin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu’nun 65 inci maddesinde belirtilen nitelikte olup olmadığı hususu da irdelenerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi ve suça konu yer ile ilgili olarak tutulan 31.12.2014 tarihli yapı tatil zaptı uyarınca 10.08.2015 tarihinde düzenlenen iddianame ile yargılamaya konu iş bu davanın açıldığı, aynı yer ile ilgili olarak, 03.12.2014 tarihli yapı tatil tutanağı uyarınca 27.02.2015 tarihli iddianame ile İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesi’ne açılan davada yapılan yargılamada ise, sanığın 2863 sayılı Yasa uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, aynı yer ile ilgili olarak yargılamaya konu davadaki tutanak tarihinin, sanığın cezalandırılmasına karar verilen yargılamada yer alan iddianameden önce olması nedeniyle hukuki kesinti oluşmamış ise de, ilk tutanaktan sonra da inşaata devam edilmesi nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerekmesi karşısında, Dairemizce de benimsenen YCGK’nın 20/04/1999 tarih ve 1999/61-74 sayılı kararında açıklandığı üzere, yeniden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi de tatbik edilerek hüküm kurulup, önceki hükümle tayin edilen sanığın cezasının mahsubuna karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın ruhsatsız imalatı kendisinin yaptığını ikrar ettiğine ve Yargıtay bozma ilamına göre davanın reddi kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın … Mahallesi … Bulvarı No:… …, … adresinde bulunan 2892 ada 26 parselde kayıtlı taşınmazda belediyeden gerekli ruhsat ve izinleri almaksızın kaçak inşaat yaptıkları iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanık hakkında aynı yer ile ilgili olarak İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/261 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, iş bu dosyanın mükerrir olduğu anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereği davanın reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suça konu yerin 3. Derece doğal sit alanı içerisinde olması nedeniyle sanık hakkında 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan suç duyurusunda bulunulması ve dava açılması durumunda dosyanın birleştirilerek sanığın hukuki durumunun tayininin gerekmesi ve suça konu yer ile ilgili olarak tutulan 31.12.2014 tarihli yapı tatil zaptı uyarınca 10.08.2015 tarihinde düzenlenen iddianame ile yargılamaya konu iş bu davanın açıldığı, aynı yer ile ilgili olarak, 03.12.2014 tarihli yapı tatil tutanağı uyarınca 27.02.2015 tarihli iddianame ile İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesi’ne açılan davada yapılan yargılamada ise, sanığın 2863 sayılı Yasa uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, aynı yer ile ilgili olarak yargılamaya konu davadaki tutanak tarihinin, sanığın cezalandırılmasına karar verilen yargılamada yer alan iddianameden önce olması nedeniyle hukuki kesinti oluşmamış ise de, ilk tutanaktan sonra da inşaata devam edilmesi nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerekmesi karşısında, Dairemizce de benimsenen YCGK’nın 20/04/1999 tarih ve 1999/61-74 sayılı kararında açıklandığı üzere, yeniden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi de tatbik edilerek hüküm kurulup, önceki hükümle tayin edilen sanığın cezasının mahsubuna karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. Tebliğname’de yer alan görüşe bu sebeple iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.