YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7803
KARAR NO : 2013/9552
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Taksirle ölüme neden olma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/06/2012 tarihli ve 2012/7890 soruşturma, 2012/4393 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15/08/2012 tarihli ve 2012/894 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında, kusurlu olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına” karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle, aracın hızının kazaya etkisi olup olmadığı yönünden yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 17/01/2013 gün ve 94660652-105-09-10740-2012/787/4353 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2013 tarih ve 2013/22916 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde şüphelinin sevk ve idaresindeki açık kasa kamyonet tipi aracı ile, orta refüj ile bölünmüş, tek yönlü, iki şeritli, görüşün açık olduğu, aydınlatmanın bulunmadığı Denizli-Aydın devlet karayolu üzerinde gece vakti saat 21:50 sıralarında seyir halinde iken, olay yeri olan petrol istasyonu önünden geçtiği sırada, petrol istasyonu yönünden bisikleti ile karşıdan karşıya geçmekte olan ölene çarparak ölümüne neden olduğu, olaydan sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre, ölenin KYTK’nın 84. maddesinde yer alan asli kusurlardan geçmenin yasak olduğu yerden geçme kuralını ihlal ettiği, şüphelinin ise kusurunun bulunmadığının belirtildiği, soruşturma aşamasında polis bilirkişinin keşfe dayalı olarak hazırladığı bilirkişi raporuna göre de, bisiklet sürücüsü maktulün gece vakti devlet kara yolunda karşıdan karşıya geçmeden önce, taşıt yolunu kontrol edip yaklaşan … varsa ilk geçiş hakkını onlara verip yolun geçişe müsait olması durumunda yolun karşı tarafına geçmesi gerektiğinden kazanın oluşumunda 2918 sayılı KYTK’nın 47/d maddesi uyarınca tamamen kusurlu olduğu, şüpheli Bilal’in ise kendi yolunda normal olarak seyrettiğinden kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 27/06/2012 tarih ve 2012/7890 soruşturma, 2012/4390 Karar sayılı takipsizlik kararı ile, şüpheliye kusur izafe edilemediğinden şüpheli hakkında ek takipsizlik kararı verilmiş ise de, olay yerinde görüşün açık olduğu, şüphelinin kazadan önce öleni bisikleti ile, petrol istasyonu yönünden karşıya geçmeye başladığı anda gördüğünü, kazadan önce veya sonra tespit edilmiş fren izinin bulunmadığı, şüphelinin aracının çarpma noktasından 78 metre ileride durabildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, bu durumda şüphelinin kusurunun niteliğinin değişebileceğinin anlaşıldığı ve kusur konusunda kuşkuya düşüldüğü, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve olay nedeniyle kusuru belirlemek amacıyla Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ya da teknik üniversite öğretim görevlilerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü uzman bilirkişilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor aldırılmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15/08/2012 tarihli ve 2012/894 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.