YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28090
KARAR NO : 2013/3675
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
Hakaret suçundan sanık …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair, Kırklareli Sulh Ceza Mahkemesinin 23.07.2008 tarihli ve 2007/603esas, 2008/434 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, denetim süresinde suç işlediğinden bahisle Kırklareli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/02/2012 tarihli ihbarı üzerine, sanığın 1.500,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Kırklareli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/05/2012 tarihli ve 2012/160-386 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/07/2012 gün ve 2012/186629 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Dosya kapsamına göre, kararın verildiği 21.05.2012 tarihli oturumdan sonra, ancak gerekçeli karar yazılmadan önce müşteki tarafından verilen aynı tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetten vazgeçilmiş olunması karşısında, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Hakaret suçundan sanık … hakkında açılan kamu davasında, Kırklareli Sulh Ceza Mahkemesinin 23/07/2008 tarihli ve 2007/603 esas, 2008/434 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına karar verildiği, kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle, Kırklareli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/02/2012 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verilerek, kararın kesinleşmesinden sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının değerlendirilmesi için mahkemesine ihbarda bulunulması üzerine, Kırklareli 1. Sulh Ceza Mahkemesince duruşma açılarak, 21/05/2012 tarihinde sanığın hakaret suçundan 1.500,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın tefhiminden sonra katılan Sami Güncan’ın 21/05/2012 tarihli dilekçesi ile şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Kovuşturması şikayete bağlı olan suçlarda, miktar itibariyle kesin olan bir hükmün tefhiminden sonra, katılanın şikayetten vazgeçmesi üzerine, düşme kararı verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
5271 sayılı CMK’nın hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlığını taşıyan 231. maddesinin 1. fıkrasında “Duruşma sonunda, 232. maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak, gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.” 2. fıkrasında “Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.” 4. fıkrasında “Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.” Mağdur ve şikayetçinin hakları başlıklı 234. maddesinde “(1) Mağdur ile şikâyetçinin hakları şunlardır:…
b) Kovuşturma evresinde;
1. Duruşmadan haberdar edilme,
2. Kamu davasına katılma,……..
6. Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma…..” hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, sanığın hakaret suçuyla ilgili 1.500,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına 23.07.2008 tarihinde karar verildiği, sanığın beş yıllık denetim süresi sona ermeden 29.07.2011 tarihinde hakaret suçu işlediği ve bu suçtan kurulan mahkumiyet hükmü kesinleştiğinde mahkemesine ihbar yazısı gönderildiği görülmektedir. İhbar yazısı üzerine Kırklareli 1. Sulh Ceza Mahkemesince duruşma açılarak, sanık dinlenildikten sonra önceki mahkumiyet hükmü açıklanmıştır. Miktar itibariyle kesin olan mahkumiyet hükmünün açıklanmasından sonra 21/05/2012 tarihli dilekçe ile katılan şikayetinden vazgeçmiş ise de, TCK’nın 73/4. maddesindeki hüküm karşısında hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçmenin sonuca etkili olmadığı,kesinleşmeyi etkileyecek vasfa yönelik temyiz iddiası veya kararda güvenlik tedbiri uygulamasının da bulunmadığı görülmektedir. Ancak mahkemece oluşan yeni durum nedeniyle açılan duruşma, 18/02/2008 tarihli oturumda katılan sıfatını almış olan mağdur Sami Güncan’a bildirilmemiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra, dosyanın yeniden ele alınması nedeniyle açılan duruşmaya katılanın çağrılmasının veya duruşmadan haberdar edilmesinin gerekmediğine ilişkin mevzuatımızda bir hüküm bulunmamaktadır. TCK’nın 131/1. maddesi uyarınca hakaret suçunun kovuşturmasının şikayete bağlı olması ve CMK’nın 234/(1)-b-1. maddesi uyarınca duruşmalardan haberdar edilme hakkı bulunan katılanın yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması hukuka uygun bulunmamıştır.
Yargıtay incelemesi sırasında saptanan yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, yasa yararına bozmaya konu yapılmadığından belirtilen yasa yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir. Y.C.G.K.’nun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27.3.2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen “yasa yararına bozma” kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır. Yasa yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılması, yapılan açıklamalar ışığında olanaklı bulunmamaktadır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Yasa yararına bozma isteği hakkında bu aşamada bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2) Hükümde saptanan yeni hukuka aykırılık nedeni açısından yasa yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için dosyanın, Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.