YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3078
KARAR NO : 2023/4609
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/439 E., 2022/586 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2011 tarihli ve 2011/384 Esas, 2011/750 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü ve altıncı fıkrası, 62 nci maddesi gereğince hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ve sekizinci maddeleri gereğince geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2011 tarihli ve 2011/384 Esas, 2011/750 Karar sayılı kararının 16.01.2012 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 18.04.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde maddesinde tanımlanan tehdit suçunu işlediği ve Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 21.12.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince açıklanmasına, Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2016 tarihli ve 2016/41 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararıyla karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Antalya 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2016 tarihli ve 2016/41 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2020/4102 Esas, 2022/3566 Karar sayılı kararı ile ihbara konu suçun uzlaşma sebebiyle düştüğünden bahisle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağından bozulmasına karar verilmiştir.
4.Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2011 tarihli ve 2011/384 Esas, 2011/750 Karar sayılı kararının 16.01.2012 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 14.07.2016 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan kamu görevlisine görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği ve Antalya 27.Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 19.03.2019 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak, Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/439 Esas, 2022/586 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca açıklanarak, sanığın taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü ve altıncı fıkrası, 62 nci maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.03.2023 tarihli ve 2023/12008 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, temyiz iradesini ortaya koymaktan ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkemece ”Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 27/05/2011 tarih, 2011/13536 esas sayılı iddianame ile sanığın taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmıştır.
Mahkememizin 27/12/2011 tarih, 2011/384 esas, 2011/750 sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 16/01/2012 tarihinde kesinleşmiştir.
Sanığın 18/04/2015 tarihinde Antalya 6. Asliye Ceza mahkemesinin 2015/386 esas, 2015/775 karar sayılı dosyasına konu suçu işlemesi nedeni ile mahkememizin 15/02/2016 tarih, 2016/41 esas, 2016/141 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilmiştir. Karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10/05/2022 tarih, 2020/4102 esas, 2022/3566 sayılı kararı ile”….. 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının dayanağı olan bildirime konu Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/386 esas, 2015/775 karar sayılı hükmü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 106. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen hali ile tehdit suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmakla; hükümden sonra, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 106. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen hali ile tehdit suçu, uzlaştırma girişiminde bulunulacak suçlar kapsamına alındığından, yapılan Kanun değişikliği gereği, sanık hakkındaki Antalya 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/386 esas, 2015/775 karar sayılı sayılı hükmüne ilişkin olarak uyarlama yargılaması yapılarak, tarafların uzlaşması sonucu verilen 25/12/2018 tarihli ek kararla, önceki kararın ortadan kaldırılmasına, açılan kamu davasının CMK 254/2. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verildiği, dolayısıyla verilen bu ek karardan sonra denetim süresi içerisinde kasten işlenmiş bir suçtan mahkumiyet hükmü bulunmadığından hükmün açıklanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verildiği ” gerekçesi ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesi Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/107 esas, 2019/195 sayılı kararının hükmü açıklanmasına esas teşkil ettiği görülmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.17.04.2011 tarihli ölü muayene tutanağında,
”…
…’ın ölümünün tahkikatımda belirtildiği şekilde trafik kazası ile husule gelmiş genel beden travmasına bağlı çok sayıda kosta ve etraf kemik kırıkları ile karakterli göğüs ve batın içi organ harabiyeti neticesi meydana gelmiş olduğu
…”
Denilmektedir.
3.Kolluk görevlilerince hazırlanan olay tarihli kaza tespit tutanağında, sanığın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ndaki (2918 sayılı Kanun) asli kusurlardan kod 04 arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği bildirilmiştir.
4.Sanık aşamalarda, kardeşi ile bir arkadaşının nişanına gittiğini, babalarının kendilerini almaya geleceğinden 2 bira içtiğini, evlerine dönerken trafik lambasında yeşil ışığa yetişebileceğini düşüneceğinden kavşaktan hızını azaltmadan geçiş yaptığı sırada kırmızı ışığın yandığını ve kendisinin de aracın kontrolünü kaybederek ismini sonradan öğrendiğim … Çayaksu’nun kullandığı araca çarptığını, sonrasını hatırlamadığını ileri sürmüştür.
5.Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen olay tarihli saat 07.20’de düzenlenen adli muayene raporunda sanığın 75 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yaklaşık 110 promil alkollü şekilde idaresindeki otomobille, meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, bölünmüş asfalt kaplama caddede seyrederken, ışık kontrollü dönel kavşağa geldiğinde, kırmızı ışıkta duraklamakta olan sürücü … idaresindeki otomobilin arka kısımlarına çarpmasıyla, araçta yolcu olarak bulunan 1995 doğumlu kız kardeşi …’nin öldüğü, sanığın tam kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği olaya ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/439 Esas, 2022/586 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.