Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/9708 E. 2023/8825 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9708
KARAR NO : 2023/8825
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/485 E., 2023/266 K.
KARAR : Asıl davanın kabulüne, birleşen dava reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı … Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/141 Esas sayılı dosyası ile kamu Kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlaması ile açılan kamu davasında, sanıkların beraat ettiğini, davacının müfettiş raporuna göre 11019606-3301 sicil nolu iş yerinde geçen iptal edilen hizmetlerinin geri iadesi ile yaşlılık aylığının tekrar bağlanmasını, kesinti tarihinden itibaren ödenmeyen emekli maaşlarının faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsilini, davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitini istemiştir.

Davalı-karşı davacı Kurum vekili, birleşen dava dilekçesinde, davalının Kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken Kurum müfettişi incelemesinde, çalışmasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesi ile iptali gerektiğinin tespit edildiğini, müfettiş raporu gereği olarak davacıya yersiz olarak ödenen aylıklar ve sağlık yardımlarından oluşan 8.861,21 TL’nin masraflar için sarf, ödemeler için ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı Kuruma verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı-karşı davacı Kurum vekili, cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.10.2019 tarihli ve 2018/24-2019/610 Karar sayılı kararıyla;
“1-Davacının davasının kabulü ile davacı …’in 10.06.2009 tarihli müfettiş raporuna bağlı olarak 11019606-3301 sicil no.lu işyerinde geçen hizmetlerin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine, kesinti tarihinden itibaren ödenmeyen emekli maaşı varsa faiziyle beraber davalı Kurum tarafından ödenmesine, emekli yaşlılık aylığı ödenmiyorsa yeniden bağlanmasına,

2-Birleşen 2012/957 Esas sayılı dosyada Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının Kurum zararının ödenmesi istemli davasının reddine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2020 tarihli ve 2020/91-2020/760 Karar sayılı kararıyla; istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairenin 14.06.2021 tarih ve 2020/9513- 2021/8192 sayılı kararında;
“Somut olayda; davacının iptal edilen sigortalılık süresinden önce uzun yıllar şoförlük yaptığı, dinlenen tanıkların da davacı gibi sigortalılıklarının “gerçek çalışma olmadığı” gerekçesiyle iptal edildiği göz ardı edilerek, davacının bildiriminin yapıldığı “muhasebe” işyerinde çalışan ve hizmetleri iptal edilmemiş diğer bordro tanıkları dinlenmeden, denetmen raporunda dava dışı …’e ait muhasebe işyerinin ….., işhanı N:7/38 Akdeniz …… ve …….. Mah. 111.sok. ……., işhanı N:5/23 Mersin adreslerinde resen tespit edilecek komşu işyeri tanıkları dinlenmeden eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.

Yapılacak iş; çalışmanın geçtiği işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordroların tamamını getirtmek, Kurum tarafından çalışması iptal edilmemiş bordro tanıklarını re’sen belirleyerek beyanlarına başvurmak, bordro tanıklarına davacının çalışmasının mahiyetini açıklattırmak, işyerine ait her iki adresten tespit edilecek komşu işyeri tanıklarını dinlemek, bunun yanı sıra davacının sigortalılığının iptal edildiği 1019606.33.01 sicil numaralı işyerinin “muhasabe”işi ile iştigal ettiği ve davacının öncesinde uzun yıllar “şoförlük” mesleğini yaptığını, uzun yıllar bu işi yapan bir kimsenin sözkonusu işyerinde çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olup olmadığını değerlendirip bu hususu göz önünde bulundurarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.” gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “1-Davacının davasının kabulü ile davacı …’in 10.06.2009 tarihli müfettiş raporuna bağlı olarak 11019606-3301 sicil nolu işyerinde geçen hizmetlerin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacının kuruma borçlu olmadığının tespitine, kesinti tarihinden itibaren ödenmeyen emekli maaşı varsa faiziyle beraber davalı kurum tarafından ödenmesine, emekli yaşlılık aylığı ödenmiyorsa yeniden bağlanmasına,

2-Birleşen 2012/957 Esas sayılı dosyada SGK Başkanlığının Kurum zararının ödenmesi istemli davasının reddine” karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı Kurum vekili, davacının bahse konu sigortalı bildiriminin fiil çalışmaya dayalı olmadığı teftiş raporu ile sabit olduğunu, bu nedenle davacının davasının reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl davada uyuşmazlık, iptal edilen çalışmaların gerçek ve fiili olduğunun tespiti ile Kurum tarafından aylık kesme işleminin iptali ile kesilen yaşlılık aylıklarının ödenmesi, birleşen davada uyuşmazlık, yersiz ödenen aylıkların iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
Davacının 01.02.2005-30.05.2006 tarihleri arasında iptal edilen hizmetlerinin iadesi istemiyle açılan eldeki davada, Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya elverişli değildir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 03.08.2005-12.04.2006 tarihleri arasında “taksi ile yolcu taşımacılığı” faaliyeti sebebiyle vergi kaydı bulunması karşısında, Mahkemece, öncelikle, davacının vergi kaydı, meslek odası ve esnaf sicil kaydı bulunup bulunmadığı geniş kapsamlı olarak araştırmalı, varsa 4/b sigortalılığına ait evraklar celp edilmeli, iptal edilen dönemlerdeki davacının taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetini gerçekleştirdiği araç plakaları tespit edilip ilgili plakalı araçlara ve davacıya ait trafik ceza tutanağı düzenlenip düzenlenmediği belirlenmek suretiyle araştırmanın genişletilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Davacı kamu kurumlarına evrak getirip götürdüğünü iddia ettiğinden, HMK’nın 31 inci maddesi kapsamında davacıya davasını somutlaştırması yükümlülüğü çerçevesinde ihtilaflı dönemde hangi kurumlarda işlem yaptığı, yürütülen işle ilgili kullanılan banka hesapları, hususları sorulmalı, davacıya iddiasına konu çalışmalarını bilebilecek nitelikteki komşu işyeri ve konut sahipleri ayrıntılı olarak açıklatılmalı, davacının bildireceği şahıslar ile re’sen tespit edilebilecek şahısların (işhanı yönetici, kapıcı gibi şahıslar detaylı olarak araştırılarak) çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde, duruşmalarda yöntemince tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.