YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9811
KARAR NO : 2023/8894
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/314 E., 2023/453 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
SAYISI : 2020/176 E., 2021/380 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde işçi olarak 15.01.1984 – 12.10.1984 tarihine kadar fiilen çalıştığını, sigorta girişinin yapıldığını ancak primlerinin yatırılmadığını, bu durumun mağdur olmasına sebep olduğunu belirterek, Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmaların tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili; yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirkette davacıyı kimsenin tanımadığını, hatırlamadığını, davacıya ilişkin müvekkili şirkette hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, davacının müvekkili şirkette çalıştığını iddia ettiği yıllarda SGK memurlarının çalışanların prim ve çalışma belgelerini 3 aylık dönemlerde girdiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili; çalışmanın yöntemince kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; “Dinlenen tanıklar davacının çalışmaya başladığı ve çalışmanın sona erdiği dönemle ilgili somut ve doğrudan bir beyanda bulunmamışlar ancak davacının davalı nezdinde çalıştığını, doğrudan üretimin içerisinde yer aldığını ifade etmişlerdir. Dolayısıyla davacının sigorta bildirimi her ne kadar çırak olarak bildirilmişse de davacının işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katıldığı, meslek ve sanat eğitiminin arka planda tutulduğu görülmüştür. Davacının … sicil numaralı …San. ve Tic. A.Ş. adlı işyerinde 15.01.1984 (dinlenen bordro tanıklarına da bu tarihte işe giriş bildirgesi verildiği dikkate alınarak) 30.09.1984 tarihleri (bu tarihten sonraki çalışma ispatlanamadığından) arasında (kurum kayıtlarında bildirildiği gibi) doğrudan üretimin içinde yer alacak şekilde sigortalı olarak çalıştığının tespitine, bu sürenin mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G hükmü gereğince davacının sadece prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine dair davacının davasının kısmen kabulüne davacı … (TCN:…) ‘ın … sicil numaralı …San. ve Tic. A.Ş. adlı işyerinde 15.01.1984-30.09.1984 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine, bu sürenin mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G hükmü gereğince davacının sadece prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık … beyanlarının gerçeği yansıtmaması nedeniyle hükme esas alınamayacağını, davacının 1984 yılında 14 yaşında çırak olarak çalıştığını, bordro tanığı …’nun işyerinde sigortasız çalışan kişi olmadığını söylediklerini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Feri müdahil Kurum vekili İstinaf dilekçesinde özetle; çalışmanın yöntemince kanıtlanmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 09.03.1970 doğumlu davacı …’ın (Bilgi) “…Sanayi – …” ünvanlı … sicil sayılı işyerinde 15.01.1984 tarihinde çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin 18.01.1984 tarihinde Kuruma verildiği; uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayanlara (çırak) mahsus dönem bordrolarının incelenmesinde 15.01.1984 – 30.09.1984 tarihleri arasında çalışma kaydının bulunduğu; işe giriş bildirgesinde yazılı 15262416 sigorta sicil numarasının davacının daha sonraki çalışmalarında kullanıldığı; 2.2453.09.01.0219116.034.17-55 sicil sayılı işyerinin (eski sicil ………..,) davalı şirket adına işlem görmekte olup 01.12.1976 tarihinden itibaren Kanun kapsamında bulunduğu ve 1984 yılında Kuruma sunulan dönem bordrolarında şirketin ünvanının yine …Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak yazıldığı; dinlenen tanıkların davacının 1983 – 1984 yıllarında yaklaşık 1,5-2 yıl kadar üretim bölümünde paketlemeci olarak çalıştığını ve çırak olmadığını söyledikleri; … İlçe Nüfus Müdürlüğünün 20.11.2020 tarihli yazısına göre, baba adı…olan… (…) … isimli bir kişinin bulunduğu ancak baba adı … olan… (…) … isimli bir kişiye rastlanmadığının bildirildiği, davacının 1980-1981 eğitim öğretim yılında ilkokuldan mezun olduğu ve çıraklık kaydının bulunmadığı anlaşılmakla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının … sicil numaralı …San.ve Tic. A.Ş. adlı işyerinde 15.01.1984-30.09.1984 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine ve bu sürenin mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G hükmü gereğince davacının sadece prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine karar verilmesinin yerinde olduğu; hükümde davacının sigorta başlangıç tarihi yazılı değil ise de 09.03.1970 doğumlu davacının sigorta başlangıç tarihinin 506 sayılı Kanun’un 108 inci maddesine göre 18 yaşını doldurduğu 09.03.1988 olarak Kurumca kabul ve uygulanmasının mümkün bulunduğu anlaşılmakla; istinaf başvurusunda bulunan taraf ve istinaf sebepleri de (HMK m. 355) gözetilerek yapılan istinaf incelemesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı şirket vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunu’nun 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.