YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4903
KARAR NO : 2023/4711
KARAR TARİHİ : 06.09.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/61 E., 2022/319 K.
HÜKÜM : Asıl dava ret – birleşen dava kabul
BİRLEŞEN DAVA : İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/239 E.
Taraflar arasındaki itirazın iptali asıl, menfi tespit birleşen davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabul kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın birleşen davada davacı şirkete kullandırdığı genel kredi teminat sözleşmesi hükümlerine istinaden tahakkuk eden masraf bedeli olan 9.615,00 TL ve 30 adet çek yaprağı garanti bedeli toplamı 30.000,00 TL alacaklı için olduğunu, davalının da sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankadan kullanılan kredinin borcunun tasfiyesine yönelik taraflar arasında 07.06.2005 tarihinde protokol imzalandığını ve borcun protokole göre taksitler halinde ödenerek tasfiye edildiğini, buna rağmen bankanın davacı firma aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, takibin iptali için icra hukuk mahkemesinde açılan davanın derdest olduğunu ayrıca sözleşmede kefil olan … hakkında da takip başlatıldığını, itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını, davalının bankaya herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı konuda aynı alacak iddiası ile birden çok takip başlattığını, bu takiplerin iptaline yönelik davaların devam ettiğini, davalının davacı bankaya bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, davalı bankanın genel kredi teminat sözleşmesi kapsamında 9.615,00 TL masraf bedeli olarak nakdi ve davalı bankanın ödemeyi garanti ettiği 30 adet çek yaprağı tutarı karşılığı 30.000,00 TL gayrinakdi alacağının bulunduğunu savunarak davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Önceki Karar
Mahkemece 09.01.2018 tarih, 2016/152 E. ve 2018/13 K. sayılı kararı ile davalara konu icra takipleri ile talep edilen alacak kalemlerinin 07.06.2005 tarihli protokol ile tasfiye edilen borcun dışında olduğu, protokole konu borçların şirketin kullanmış olduğu döviz kredilerinin tasfiyesine ait olduğu, icra takibine konu edilen alacakların ise protokol sonrasında sarf edilen ve taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 7. maddesine göre kredi kullanana ait olduğu belirlenen ve ve sarf belgesi sunulan masraf tutarlarına ilişkin olduğu, dolayısı ile bankanın bu masrafları sözleşmeye göre kredi borçlusu ve kefalet limiti dahilinde kefilden talep edebileceği, buna göre 25.06.2012 takip tarihi itibari ile davacı bankanın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 7.301,56 TL asıl alacak, 143,22 TL %12.61 oranında işlemiş faiz, 7,16 TL faizlerin %5 gider vergisi, 117,83 TL noter ihtarname masrafı olmak üzere 7.569,77 TL nakdi alacak ve 30.000,00 TL gayri nakdi çek depo tutarı olmak üzere alacaklı olduğu anlaşıldığından asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl dava davalısı … vekili ve birleşen dava davacısı şirket vekili ile asıl dava davacısı birleşen dava davalısı banka vekilince temyiz edilmiştir.
B. Son Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 14.10.2019 tarih, 2018/1513 E. ve 2019/4737 K. sayılı kararıyla asıl davada; davalı kefilin gayrinakdi kredi mahiyetinde olan çek bedellerinin blokesinden sözleşmeye göre sorumlu olmadığı, asıl ve birleşen dava yönünden davacı bankanın kredi müşterisinin birleşen dava davacısı, kefilinin ise asıl dava davalısı olduğu, banka ile kredi müşterisi arasında 07.06.2005 tarihli protokol ile borç tasfiyesi yapıldığı, davacı bankanın asıl davada davalı kefilden birleşen davada davacı … müşterisinden istediği nakdi alacağın bankanın bu protokolün imzalanmasından sonra yaptığı masraflara dayalı bir alacak olduğu, ancak bu alacak kalemleri arasında kredi teminatı olarak ipotek tesis edilen taşınmaza ilişkin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gidilmesinden sonra yaptırılmış gayrimenkul değerleme raporlarının masrafları bulunduğu, bankanın ipotek tesis edilmeden önce ipotek tesis edilecek taşınmazın gerçek değerini saptamak için yaptıracağı gayrimenkul değerleme raporunun masraflarını kredi müşterisinden istemesi mümkün ise de bir kere ipotek tesis edildikten sonra herhangi bir sebeple alacağı bu tür raporların giderlerini kredi sözleşmesine yüklemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayıları belirtilen kararı ile yukarıda belirtilen bozma gerekçesi benimsenerek asıl dava bakımından davalı kefil …’nin davacı bankanın dava ettiği iki çeşit alacak talebinden biri olan çek bedellerinden sorumlu olmadığı, asıl ve birleşen davanın konusunu teşkil eden masrafın müşterisi ve kefilden masraf talep edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılamaya konu borcun protokole bağlanan borçtan bağımsız olduğunu, taraflar arasında imzalana genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre asıl davaya konu takip alacaklarının davalı kefilden talep edilebileceğini, borcun devamı esnasında yapılan masrafların da sözleşme gereğince yapıldığını belirterek asıl ve birleşen davaya ilişkin hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava itirazın iptali; birleşen dava menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile 72 nci maddenin birinci fıkrası
3. Değerlendirme ve Sonuç
1.Asıl davada dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekilinin asıl davaya ilişkin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.a. Birleşen davada dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
b.Birleşen dava, davacı asıl sözleşme borçlusunun davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup davacının menfi tespit talebinin içerisinde 30.000,00 TL çek yaprağı garanti bedelinden de borçlu olmadığının tespiti bulunmaktadır. Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin 4. madde hükmü gereğince banka, ödemekte yükümlü olduğu çek garanti tutarının depo edilmesini, borçludan talep edebilecektir.
Bu durumda, birleşen davaya ilişkin kurulan nihai hükümde birleşen dava davacısı asıl borçlunun anılan bedelden sorumlu olduğu gözetilmeksizin dava konusu takip nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin davınan tümüyle kabulü hükmü kurulması doğru olmamıştır.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Asıl davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın asıl davaya ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. a. Birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
b. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.