YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3531
KARAR NO : 2023/5065
KARAR TARİHİ : 18.09.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/966 Esas, 2022/1739 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/941E., 2020/722K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ihyası talep edilen şirket hakkında Adana 2. İş Mahkemesinin 2016/152 E. sayılı dosyasından dava açıldığını, yargılama aşamasında ihyası talep edilen şirkete tebligat yapılması gerektiğinden şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünde 44720 sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, şirketin tasfiyesinin 13.10.2014 tarihinde sonlandığını ve terkin işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca gerçekleştiğini belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 13.10.2014 tarihinde ticaret sicilinden 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca re’sen silindiği ve eldeki davanın beş yıllık hak düşürücü süreden sonra 20.12.2019 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adana 2. İş Mahkemesinin 2016/152 E. sayılı dosyasında iş kazası nedeniyle müvekkili kurum tarafından sigortalıya peşin sermaye değerli gelir tedavi ve ilaç masrafı yapıldığını, müvekkili kurum zararının giderilmesi için iş kazasından dolayı ihyası istenilen şirketin sorumlu olduğundan işbu davanın açılmasında hukuki yararının bulunduğunu, şirketin re’sen terkin edildiğinin dava aşamasında öğrenildiğini, hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren başlaması gerektiğini, açılan davanın ek tasfiye niteliğinde olduğunu, müvekkili kurumun kazanılmış hakkının bulunduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenilen şirketin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca 13.10.2014 tarihi itibarıyla terkin edildiği, işbu ihya davasının 20.12.2019 tarihinde açıldığı, anılan maddenin 15 inci bendine göre ihya davası açma süresi 5 yıl olduğu, ihyası istenen şirketin sicil kaydının 13.10.2014 tarihinde re’sen silindiği, davanın ise 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 20.12.2019 tarihinde açıldığı anlaşıldığı, mahkemece hak düşürücü süre dolduktan sonra açılan davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 10.05.2022 tarih, 2022/2189 E ve 2022/3693 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine istinaden münfesih olmasına veya sayılmasına karşın tasfiye edilmeyerek ticaret sicili kayıtlarından terkin edilmeyen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve sicilden terkinine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, böylece bu şirketler ile kooperatiflerin varlıklarını şeklen sürdürmelerinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu çerçevede münfesih olan veya sayılan şirketler ile kooperatiflerin anılan genel hükümlere nazaran kolaylaştırılmış bir usulde tasfiye edilerek unvanlarının sicilden silinmesine ve bunun mümkün olmaması hâlinde ise unvanlarının sicilden resen silinmesine yönelik düzenlemeler yapılmıştır.
6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci bendi kapsamında ilgili ticaret sicilinden resen silinen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin ek tasfiyesi yani uygulamadaki deyimi ile “ihyası” meselesi de düzenlenmiş olup, anonim ve limited ortaklıklar ile kooperatiflerin resen sicilden silinmesinden sonra alacaklılar veya hukuki menfaatleri bulunan kişiler, haklı sebeplerin (dava açma, icra takibinde bulunma vs.) bulunması halinde ilgili anonim veya limited ortaklıklar ile kooperatiflerin ek tasfiyesini asliye ticaret mahkemesinden talepte bulunabilirler. Aynı maddenin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesinde ise “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” düzenlemesine yer verilmiştir. Ancak, Anayasa Mahkemesi somut norm denetimi sonucunda 22.06.2023 tarihli, 2023/33 E. ve 2023/117 K. sayılı iptal kararı ile ortaklığın veya kooperatiflerin ek tasfiyesinin, tasfiyesi istenilen ortaklıklar ya da kooperatiflerin sicilden terkin edildiği tarihten itibaren beş yıl içerisinde talep edilebileceğini içeren 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Kanun’a 26.06.2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle eklenen geçici 7 nci maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “…silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde…” ibaresinin Anayasamızın 35 ve 40 ıncı maddelerine aykırılığı dolasıyla iptaline karar vermiştir. Söz konusu iptal kararı Resmi Gazetenin 15.09.2023 tarihli, 32310 sayı ile yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.
Bu itibarla Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrasında; “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” hükmü gereğince Anayasa Mahkemesi kararlarının derdest davalara derhal uygulanacağı nazara alınarak bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.