Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1259 E. 2023/4814 K. 11.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1259
KARAR NO : 2023/4814
KARAR TARİHİ : 11.09.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1492 Esas, 2021/1440 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/502 E., 2018/742 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen toplam miktar 38.111,96TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Van Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü ile davacı müvekkilinin doğrudan temin usulü hükümleri uyarınca okul ve bağlı pansiyonun ihtiyaçlarının temini konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin bu anlaşma doğrultusunda davalı kurum için gerekli olan ürün ve malzemeleri temin ederek dökümü yapılan farklı tarihli faturalardan olmak üzere toplam 208.114,31TL gıda ve malzemeleri verdiğini, faturalar bedeli olan tutarın ödenmesi için şifahen davalı kuruma başvurulduğunu, fakat davalı kurumun hukuki dayanağı olmayan nedenlerle müvekkilinin bakiye alacağını ödemeden kaçtığını, bunun üzerine davalı kuruma borcun ödenmesi konusunda…6. Noterliğinin 16.06.2015 tarihli ihtarname gönderildiğini, davalı kurum göndermiş oldukları ihtarnameye verdiği cevap ile müvekkiline olan burcunu inkar ettiğini, pansiyon giriş kayıt defteri, yazılı belgeler, net ambar durum raporları, müvekkiline ait ticari defterler, muhasebe kayıtları ile makbuzlar da incelendiğinde davacı müvekkilinin faturalarda belirtilen ürün ve malzemelerin davalı kuruma teslim ettiğini ancak davalı kurumun müvekkilinin bakiye alacağının ödemediğinin tespit edileceğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalıdan olan 208.114,31 TL’lik alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili yasal sürede cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı tarafın dava konusu malların teslim edildiğini ispat etmek zorunda olduğu, 14.08.2018 tarihli raporda teslim tesellüm tutanakları uyarınca ilgili tutanaklarda teslim alınmayan mallar çıkarıldıktan sonra davacının 33.391,96 TL mal teslim ettiğinin tespit edildiği, öte yandan tanık beyanlarında kamelya yapıldığının da sabir olduğundan ayrıca 4.270,00 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile 38.111,96 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa dava tarihinden yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kurumun teslim tesellüm tutanaklarını vermediği hususlarının tanık beyanları ile sabit olduğunu, gerekçede kamelyanın yapıldığı ve ücretin ödenmediği hususunun delil kabul edildiği, ancak ürünlerin teslimi noktasında delil olarak kabul edilmediğini, söz konusu durumun hukuk kuralları ile izah edilebilecek bir yanı bulunmadığını, müvekkilinin davalı kurum ile aralarındaki tüm alım satım işlemlerini ticari defterlerine işlediğini ve davalı kuruma tebliğ edildiğini, bir tacirin, olmayan bir alacağı ticari defterlerine işlemesinin ve bunun vergisini ödemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ticari defterlerin tek başına yeterli delil kabul edilmesi gerekmekte iken davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, gıda malzemelerinin yatılı okula verildiğini, müvekkil tarafından gıda ve diğer malzemelerin temini yapılmamış ise kimin tarafından yapıldığının, yatılı okulda bulunan öğrencilerin gıda ihtiyaçlarının nasıl karşılandığı hususlarının araştırılması talebinin yerel mahkemece değerlendirilmediğini, teslim tesellüm tutanaklarının olmamasının idari eksiklik olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tacir olduğunu ve tacirden beklenen tecrübe ve bilgiye sahip olması gerektiğini, Resmi kurumlarla yaptığı işlerde öyle rastlantısal harekette bulunulamayacağını ve böylesi iddialar ileri süremeyeceğini, resmi bir kurumun informal yollarla hareket edemeyeceğinin aşikar olduğunu, dava konusu iddiaların hukuki zeminden çok uzak olduğunu, dava konusu taleplere ilişkin teslim-tesellim belgelerinin söz konusu olmadığını, afaki değerlendirme yapılmasının talep edildiğini, davacı taraf tacir olması hasebiyle neyi nasıl ispat etmesi gerektiğini bilmesi gerektiğini, sübuta ermemiş meblağın tahsil edilmek istendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı vekili, teslim tesellüm tutanaklarının verilmediğinin tanık beyanları ile sabit olduğunu, kamelya yapımında tanık beyanlarına itibar edilmesine rağmen, diğer ürünlerin teslimi konusunda tanık beyanlarına itibar edilmemesinin hukuk kuralları ile izah edilebilecek bir yanı bulunmadığını iddiasıyla istinaf yasa yoluna başvurmuş ise de, ticari satımda davacı/satıcının ticari ilişkinin varlığını ve malın teslimini, davalı/alıcının ise borcu ödediğini ispat etmesi gerektiği, ispat yükünün faturadaki malları satıp davalı okula teslim ettiğini ileri süren davacıda olduğu, takip dayanağı fatura alıcı veya temsilcisinin imzasını içermediğinden, sadece fatura düzenlenmesinin malın teslimini ispata yeterli olmayıp davacının satış sözleşmesini ve malı teslim ettiğini alacak miktarı itibariyle yazılı delil ile kanıtlamak zorunda olduğu, dosya da teslim evrakları bulunan 33.391,96 TL alacak yönünden ve 4.270,00TL’lik bedelin kamelya yapımı eser sözleşmesi niteliğinde olup, tanık ile ispatı mümkün olduğundan bu alacak yönünden Mahkeme kararında bir isabetsizliğin bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtildiği üzere davacının basiretli bir tacir gibi hareket ederek teslime ilişkin belge alması gerekli olup, davacının reddedilen alacak yönünden ürülneri teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dosyada mevcut bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu anlaşıldığından, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faturalardan kaynaklı alacak istemine ilişkin olup, faturalara konu malların teslim edilip edilmediği ile faturalardan kaynaklı alacağın olup olmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı …’nın temyizi yönünden;
Davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davacı … Temyizi Yönünden;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.