YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3098
KARAR NO : 2023/4332
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/349 E., 2023/105 K.
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların 1304 ada 146 … parselin maliki olduklarını, belediyeden verilen ruhsatla davalı … tarafından bina inşa edildiğini, bu nedenle davacılara ait binanın önünün tamamen kapatıldığını, Trabzon İdare Mahkemesine ait 2009/744 Esas … dosyada belediyece verilen ruhsatın iptal edildiğini, buna rağmen binaya iskan izni verildiğini, mevcut bina nedeni ile davacılara ait binanın değer kaybettiğini beyanla her bir davacı için 10.000,00 TL tazminatın ruhsatın iptal tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; dava konusu binanın 20.09.1995 yılında ruhsata bağlandığını beyanla, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; zararın idarenin eylem ve işleminden meydana geldiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.04.2018 tarih ve 2015/11783 Eskas, 2018/3022 Karar … ilâmı ile; ”…Dava, davacılara ait binanın önüne inşa edilen davalıya ait binanın taşınmazın … ve güneşini engelleyecek şekilde yükseltilmesi suretiyle önünün tamamen kapatılması ve bu nedenle bina değerinin düşmesi nedeniyle açılan tazminat istemli olup, adli yargının görev alanı içerisinde komşuluk hukuku çerçevesinde değerlendirilerek sonuçlandırılması gerekir. Mahkemece işin esasının incelenmesi, tarafların delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, idari yargının görevli olduğundan söz edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir…” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile;
1. Davacı … yönünden belirlenen 38.903,53 TL tazminatın 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren ve kalan 28.903,53 TL’sinin ıslah tarihi olan 24.01.2023 tarihi itibarıyla işleyecek yasal faizi ile birlikte,
2. Davacı … yönünden belirlenen 31.122,82 TL tazminatın 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren ve kalan 21.122,82 TL’sinin ıslah tarihi olan 24.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
3. Davacı Müteveffa … yönünden belirlenen 31.122,82 TL tazminatın 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren ve bakiyesi 21.122,82 TL’sinin ıslah tarihi olan 23.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı taraflara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar … ve … vekili ile diğer davacılar … mirasçıları vekilinin ayrı ayrı sunduğu ve fakat aynı itirazları içeren temyiz dilekçelerinde; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazda bilirkişilerce belirlenen %20 oranındaki değer düşüklüğü miktarının çok az olduğunu, bilirkişilerin dava konusu taşınmazın değerini 155.614,10 TL baz alarak değer düşüklüğü hesaplaması yaptığını; ancak evin değerinin dava tarihi itibarıyla çok daha fazla olduğunu ve davanın davacılardan kaynaklanmayan nedenlerle 10 yıldır sürdüğünü, hükmedilen değer düşüklüğü bedelinin vicdani olmadığını, yasal faiz oranı enflasyon oranının oldukça altında yıllık %9’da kalmasına rağmen ve tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi talep edilmişken 10.000,00 TL’lik kısma dava tarihi kalan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz hükmedilmiş olması kabul edilemez olduğunu, hükmedilen toplam alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bu nedenle bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. TMK’nın 683 üncü maddesindeki “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737 inci maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir.
2. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nın “komşu …” başlığı altında, 737 ile 750 nci maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761 inci maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir.
3. Taşınmaz malikinin katlanma yükümlülüğü tamamen mülkiyetin içeriğinden doğmaktadır. Mülkiyet geniş haklar, buna bağlı yetkilerin yanında, söz konusu ödevlerle birlikte bir bütündür. Anayasa’nın 35 inci maddesinde de mülkiyet hakkının kamu yararına sınırlandırılabileceği ve mülkiyet hakkının toplum yararına aykırı kullanılamayacağı öngörülmüştür.
4. Mahkemece yapılacak araştırmalarda somut olayın özelliği, komşu taşınmazların yerleri, nitelikleri, konumları, kullanma amaçları göz önünde tutularak, normal bir insanın hoşgörü ve tahammül sınırlarını aşan bir el atmanın bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Davacının sübjektif ve aşırı duyarlılığı ile değil, objektif her normal insanın duyarlılığına göre el atmaya katlanıp katlanamayacağı araştırılmalı; sonuçta katlanılabilir, hoşgörü sınırlarını aşan bir zarar veya el atmanın varlığı tespit edildiği takdirde mülkiyet hakkının … olarak kullanıldığı sonucuna varılmalıdır.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş; reddi gerekmiştir.
3. Davacılardan …’ın yargılama sırasında öldüğü ve mirasçıları tarafından davaya devam edilip karar başlığında … mirasçılarının davacı sıfatı ile yer aldığı anlaşılmakla, Mahkemece adı geçen dahili davacılar lehine tazminata karar verilmesi gerekirken; hüküm fıkrasında, “varisleri” kelimesi yazılmadan tazminatın müteveffa … lehine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda C.3.2 nci bentte açıklanan nedenlerle; davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının ayrı ayrı REDDİNE,
2. Yukarıda C.3.3 üncü bentte açıklanan nedenlerle; hüküm sonucunun (4) üncü paragrafının “3” numaralı bendinin çıkarılarak yerine; “Davacı Müteveffa … yönünden belirlenen 31.122,82 TL tazminatın 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren ve bakiyesi 21.122,82 TL’sinin ıslah tarihi olan 23.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile …’ın dahili davacı varislerine veraset ilâmındaki miras payları oranında verilmesine” ibarelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.