Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/18160 E. 2013/10005 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18160
KARAR NO : 2013/10005
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu mağdurun hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sürücü belgesiz sanık hakkında, TCK’nın 89/1 maddesi gereğince, 3 ay ile 1 yıl arasında hapis veya 90 gün ile 365 gün arasında adli para cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece, temel cezanın 100 gün adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle adalet ve hakkaniyete uygun olmayacak şekilde sanığa az ceza tayini; ayrıca, mağdur hakkında Karaman Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 30.10.2008 tarihli sağlık kurulu raporunda, mağdurda sağ tıbia prepral kırığı, işitme kaybı, sağ tıbia proximal kırığı ve sağ siyatik sinir lezyonunu bulunduğu, hastalığı nedeniyle % 30 özürlü olduğu, bir yıl sonra kontrol edilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, mağdurda meydana gelen yaralanmanın TCK’nın 89/2 ve 89/3. maddeleri kapsamında bulunup bulunmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumundan usulüne uygun rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saiki” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanık hakkında belirlenen tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın çarpılması işlemi sırasında ve sanığa hükmolunan cezanın taksitlendirilmesine karar verilirken, uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1-a bendinde yer alan “ve sanığın amacı” ibaresinin hükümden çıkartılması, 1-c bendinin başına “TCK’nın 52/2. maddesi gereğince”; aynı bentte yer alan “sanığa verilen para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik durumuna göre” ibaresinden önce gelmek üzere “aynı Kanunun 52/4. maddesi gereğince” ibarelerinin ilave edilmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.