YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16945
KARAR NO : 2013/10394
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 2-b, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılma isteminde bulunmasına rağmen, bu konuda herhangi bir karar verilmeyen şikayetçinin, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi hakkında karar verilmeyenler sıfatıyla hükmü temyiz hakkının bulunduğu, yaralanması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçinin 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın olay günü sevk ve idaresindeki otomobili ile meskun mahal sınırları içinde orta refüj ile bölünmüş tek yönlü, iki şeritli yolun sol şeridinde seyir halinde iken, olay yerine geldiğinde, sağ şeritteki … trafiğini kontrol etmeden aniden sağ tarafındaki sokağa dönüş yapmak istediği sırada, sağ şeritte motosikleti ile seyir halinde olan katılana çarparak katılanın nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda, kazadan hemen sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına ve kovuşturma aşamasında dosya üzerinden aldırılan rapora göre, sanığın sağ şeritteki … trafiğini kontrol etmeden sağa dönüş yapmak istediği ve doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapması nedeniyle 2918 sayılı Kanunun 84. maddesi uyarınca asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, tutanağın ve bilirkişi raporunun oluşa uygun olduğu, mevcut delil durumu itibariyle sanığın tam kusurlu hareketi ile kazaya neden olduğunun tüm dosya kapsamı ile sabit olup kazaya etki eden başka bir nedenin de bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki, mahallinde keşif yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozma öneren (1) ve,
5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesindeki tedbirin uygulanıp uygulanmasının hakimin takdirinde olması nedeniyle, tebliğnamedeki, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği için bozma öneren (2) numaralı görüşlere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanık müdafinin, eksik incelemeye ve kusura ilişkin bütün; katılan vekilinin de, adli para cezası yerine hapis cezasının tercih edilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre; yönetimindeki otomobili ile seyir halinde iken, sağ tarafındaki sokağa dönmek için aniden manevra yaparak sağ şeritte kendi yolunda giden katılana ait motosiklete çarparak, katılanın basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve orta 3. derecede zigomatik çökme fraktürü olacak şekilde yaralanmasına neden olan sanığın, asli ve tam kusurlu olduğu tespit ve kabul edildiği halde, temel cezası belirlenirken, 5237 sayılı TCK’nın 22/4 ve 61. maddelerindeki ölçütler de gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken asgari hadden ceza tayini,
Kanuna aykırı olup katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.