Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2009/21710 E. 2010/3911 K. 09.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/21710
KARAR NO : 2010/3911
KARAR TARİHİ : 09.03.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 11.000 Euro ve 3950 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, tapu harici geçersiz sözleşme ile dava konusu taşınmazın davalı tarafından müvekkili olan davacıya satıldığını, bu satış nedeni ile davalıya 2000 Euro verdiklerini, davalının açtığı meni müdahale davası neticesinde davacının taşınmazdan çıkarıldığını, davacının taşınmaza birtakım tadilatlar yaptığını, kiracının ödemeden gittiği elektrik ve su paralarını ödediğini, beyan ederek, yaptığı tadilatların bedeli, ödediği elektrik ve su bedellerinin tahsili ile satış sebebi ile davalı satıcıya ödediği 2000 Euronun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, talep edilen masrafların davacının evi kullanabilmesi için gerekli olduğunu, bu nedenle yapıldığı için iadesinin istenemeyeceğini, evin satışı sırasında sadece 1000 Euro ödendiğini bunun dışında bir ödemenin söz konusu olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davacının taşınmazdaki hisse durumuna göre, 27 TL. elektrik bedeli, 661 TL. faydalı masraflar ve satış bedeli olarak ödenen 1605 Euro’nun davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak somut olayda taraflar arasındaki satıma konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davada dayanılan 18.3.1992 tarihli sözleşme resmi biçimde yapılmadığından geçersizdir (MK. Md. 634, BK. 213, T. Kanunu Md. 26). O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda davacı, bu geçersiz sözleşme nedeniyle davalıya verdiğini, ancak haksız iktisap kuralları nedeniyle geri isteyebilir.
M.K. madde 6 gereğince, kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Davacı satış sırasında davalı tarafa 2000 Euro verdiğini iddia etmekte, davalı ise sadece 1000 Euro aldığını kabul etmektedir. Bu durumda davacı taraf, geri kalan 1000 Euro’yu davalıya ödediğini ispat etmekle yükümlü olacaktır.
Dava konusu uyuşmazlığın değerine göre, tanık dinlenemeyeceğine göre, ispat yükü kendisine düşen davacı tarafa, dilekçesinde yemin deliline dayandığının anlaşılması karşısında, davalıya yönelik olarak yemin teklif etme hakkının bulunduğu hatırlatılarak, yaptırılacak yeminin sonucuna göre, bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.