YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13984
KARAR NO : 2022/17271
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasaya dayalı tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; 6183 sayılı Yasanın 24 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 15.02.2021 tarih, 2019/5358 Esas ve 2021/1317 Karar sayılı bozma ilamında; “bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değer ile davalı 3. kişi tarafından ödendiği ispat edilen değer arasında bedel farkı bulunmadığı anlaşıldığından mahkemenin bu yöndeki gerekçesine katılma imkanının bulunmadığı, ayrıca mahkemece dava konusu bu satışlardan sonra davalı borçlu …’in, davalı 3. kişi …’e başka bir otomobil ve başka bir gayrimenkul daha sattığı belirtilmişse de bu hususun hem davalılar tarafından kabul edilmediği, hem de bu hususa ilişkin dosyada bir delil olmadığının anlaşıldığı, buna göre; davalı 3. kişi …’in davalı borçlu ile yakınlık ve tanışık olduğu ya da 6183 s. Yasanın 30. maddesi gereğince borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğu da ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davalı 3. kişi …’in davalı borçlu ile yakınlık ve tanışık olduğu yada 6183 S.K.’nın 30. maddesi gereğince borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğu da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu taşınmazlar için tapuda ödendiği anlaşılan toplam bedel ile bilirkişi raporuyla belirlenen toplam rayiç değer arasında mislini aşan farkın bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168. maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı Yasanın 35. maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken dava değeri üzerinden vekalet ücretinin takdir edilmesi doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 4.bendindeki “Davalı … kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle 20/11/2021 tarihli 31665 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 1. vd. maddesi dikkate alınarak tarifenin 3.kısımına göre -63.459,75- Türk Lirası vekâlet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalı …’e VERİLMESİNE,” ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine “Davalı …’in kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’e verilmesine” ibarelerinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.