YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9367
KARAR NO : 2022/13277
KARAR TARİHİ : 27.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında … tarafından verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 24/01/2020 tarih ve 2020/İHK-1635 sayılı itirazın reddine dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacılar vekili, 18/05/2016 tarihinde davacıların eşi ve babaları olan desteğin sürücüsü olduğu motosiklet ile zorunlu trafik sigortası olmayan araç arasında gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla desteğin eşi … için 5.001,00 TL, desteğin oğlu … için 2.500,00 TL, desteğin kızı … için 2.500,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile talebini müteveffanın eşi … için 97.118,57 TL, … için 9.540,29 TL ve … için 19.441,45 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… tarafından; başvurunun kabulü ile … için 97.118,57 TL, … için 9.540,29 TL ve … için 19.441,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; … kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; dava konusu olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında … plakalı araç sürücüsü …’ın KTK’nın 84/1-k maddesinde düzenlenen yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde gerekli tedbirleri almama kuralını ihlal ettiği, davacıların desteği … plakalı araç sürücüsü …’ın ise KTK 84/1-d maddesinde düzenlenen arkadan çarpma kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği; ceza yargılamasında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile sürücü … yönetimindeki aracın yolun sağ tarafında durmasının ardından aracın dörtlü ikaz ışıklarını açması, dörtlü ikaz ışıkları çalışır halde değil ise çalışmayan araçla seyretmemesi gerektiği, muayene tarihi geçmiş olan araçla seyri sırasında arka ışıklarının yanmaması nedeniyle emniyet görevlilerinin ikazıyla meskun dışı mahalde yolun sağ tarafında durduğu, kamyonete aynı istikamette gerisinden seyrederek gelen motosikletin çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketten eşdeğer oranda kusurlu; müteveffa sürücü … aydınlatmanın mevcut olduğu mahalde seyir sırasında yolun sağ tarafında durmakta olan araca çarpmadan önce etkili fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken etkili tedbir almayıp sevk ve idaresindeki motosikletin yolun sağ tarafında durmakta olan kamyonete çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle eşdeğer oranda kusurlu olduğu belirlenmiştir. Yine ceza yargılaması sırasında İTÜ Karayolları Kürsüsü ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti bilirkişilerinden alınan raporlarda da davacıların desteği sürücü …’ın kendi ölümüyle neticelen trafik kazasında asli kusurlu olduğu, karşı araç sürücüsü …’ın ise olayda tali kusurlu olduğunun belirtildiği, ceza yargılamasında da mütevaffanın asli kusurlu, sanık sürücü …’ın ise tali kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Komisyon tarafından resen seçilen bilirkişi İbrahim Ulutaş tarafından 10/09/2019 tarihli raporda ise sigortasız aracın sürücüsü …’ın %50 oranında, müteveffa sürücü …’ın %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince müteveffanın %50 kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince ise kusur bilirkişi raporunun uzman bilirkişi tarafından hazırlandığı, bilimsel, detaylı, gerekçeli, kazanın oluşu bakımından dosyadaki tutanak ve beyanlarla uyumlu olduğu gerekçesiyle davalı tarafın kusura ilişkin itirazları reddedilmiştir. Raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm verilemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; ceza dosyası da getirtilerek kaza tespit tutanağı ile ceza yargılamasında alınan rapor arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27/10/2022 gününde Başkan …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5684 sayılı Sigortacılık Yasasının 30/12. maddesi gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL’yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacılardan … için 9.540,29 TL ve … için 19.441,45 TL maddi tazminata hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Karar davalı tarafça temyiz edilmiş olup adı geçen davacılar yönünden hükmedilen miktarlar ayrı ayrı temyiz kesinlik sınırı altında kaldığından davalının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi ve hükmün sadece davacı … yönünden bozulması kanaatinde olduğumdan, tüm davacılar yönünden bozma kararı veren sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.