YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8061
KARAR NO : 2010/12674
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalının sigortalı olarak çalıştığı böylece yoksulluğunun ortadan kalktığı ileri sürülerek aylık 200 TL yoksulluk nafakasının kaldırılması istenilmiş; mahkemece, davalının sigortalı olarak çalıştığı işyerinden kendi isteği ile (nafaka alabilmek için) ayrıldığı, bu durumun nafakanın devamını haklı kılmadığı gerekçesiyle nafakanın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Kural olarak, yoksulluğun ortadan kalkması halinde nafakanın kaldırılmasına karar verilebilir (TMK.md.176).
Yine yerleşik yargı uygulamasına göre, asgari ücretle çalışmakta bulunulması yoksulluğu ortadan kaldırıcı bir olgu olarak kabul edilmemiştir.
Somut olayda davalının bir süre çeşitli işyerlerinde sigortalı olarak çalıştığı ve en son çalıştığı işten kendi isteği ile ayrıldığı sabit ise de bu çalışmalarının karşılığı aylık ücret tutarının ne kadar olduğu kesin olarak saptanmadığı gibi, sigortalılık durumu da SGK’dan sorulmamıştır. Aynı şekilde davacının sosyal ve ekonomik durumu da araştırılmamıştır. Kaldı ki yukarıda da açıklandığı üzere asgari ücret düzeyinde sürekli ve güvenceli bir gelire sahip olunması bile yoksulluğu ortadan kaldırmadığına göre davalının sigortalı çalışıp çalışmaması ya da isteği ile işten ayrılıp ayrılmaması nafakanın kaldırılması için yasal bir gerekçe olarak değerlendirilemez. Eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.