Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/6968 E. 2023/4417 K. 26.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6968
KARAR NO : 2023/4417
KARAR TARİHİ : 26.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/864 – 2015/499
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2014/864 Esas, 2015/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun’un 65, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2, 51/1 ve 51 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.05.2019 tarihli, 2015/425360 sayılı, “sanığa ek savunma hakkı verilmeden iddianamede yer almayan 2863 sayılı Kanun’un 65 inci maddesi uyarınca hüküm tesis edilmesi, anılan madde uyarıca hüküm kurulurken ilgili madde fıkrasının belirtilmemesi, hükmolunun hapis cezası kısa süreli olmadığından 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi Kanuna aykırı olduğundan hükmün bozulması” görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği;
1. İddianamede yer almayan 2863 sayılı Kanun’un 65 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm tesis edildiğine,

2.Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemenin Kabulü
“İddia, sanığın savunması, belediye encümen kararı, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun kararları ve eklerindeki pafta ve krokiler, keşif, bilirkişi raporu, keşif mahalline ait fotoğraflar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Ankara Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 25.05.2001 tarih ve 7350 sayılı kararı ile Ankara ili, …. ilçesi, … Köyü, … mevkindeki höyüğün 27.02.1995 gün ve 3885 sayılı kararı ekindeki paftada 1 ve 2. derece arkelojik alan olarak belirlendiği, 1. derece arkeolojik alanda 05.10.1999 gün ve 658 sayılı kararı gereğince herhangi bir inşai ve fiziki müdahalede bulunulamayacağının belirtildiği, ilgili pafta ve krokinin karara ekli olduğu, … Belediyesinin 288 karar nolu encümen kararı ile … Mahallesi, 116951 ada 17 nolu parselde … tarafından 168,45 metrekare büyüklüğünde kaçak yapı yapıldığı, yapının 1. sınıf A grubu yapıya girdiği, her metrekare için 4.08 TL hesabı ile toplam 689,52 TL para cezası uygulandığı, Koruma Bölge Kurulunun 02.10.2014 tarih ve 1789 karar sayılı kararı ile … ilçesi, … mahallesinde höyük ve tümüslerde toprağın sürülmesine dayanan tarımsal faaliyetlerin kesinlikle yasaklanmasına, ağaçlandırmaya gidilmemesine, yalnızca mevcut ağaçlardan ürün alınabileceğinin belirtildiği, tescil krokisinin karara eklendiği, mahkememizce mahallinde refakate arkeolog bilirkişi alınarak 12.05.2015 tarihinde keşif icra edilmiş olup, keşif sırasında yapılan gözlemde; suça konu taşınmaz üzerinde tek katlı çatı betonu atılmamış, ağaç beton kaplamalarının henüz sökülmediği, tuğla ile örülmüş inşaat halinde mesken olduğunun tespit edildiği, keşif sonrası arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; suça konu binanın yapıldığı alanın … köyü koruma kurulunun 29.06.1993 gün ve 3059 sayılı kararı ile 1 ve 2. derece arkeolojik sit olarak tescil edildiği, çiziminin dosyada mevcut olduğu, dava konusu yapının koruma kurulundan izin alınmadan yapıldığı, dava konusu yapı ve çevre duvarının koruma kurulu denetiminde yıkılarak höyük üzerindeki yapılaşmanın önüne geçilmesi gerektiği, höyük üzerinde tahribat olup olmadığının kurul uzmanlarınca yıkım sonrası inceleme ile saptanacağı belirtildiği, sanığın da mahkememizdeki savunmasında ise; babadan kalma tek katlı evinin olduğu, oturmak amacıyla tadilat yaptığını, yeni bir inşaat yaptırmadığını ifade ettiği, gerek mahkememizce yapılan keşif, gerekse arkeolog bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora göre; suça konu yapının … ilçesi, … köyü yerleşim alanı içerisindeki kale mevkindeki 1. derece arkeolojik sit (höyük) üzerinde izinsiz olarak yapıldığı, söz konusu yapının höyüğün korunmuş en yüksek bölümüne yapıldığı, temel inşaatı için hafriyat yapıldığı izlenimi edinildiği, hafriyat sırasında yapı katlarının tahribata uğrayıp uğramadığının yapı yıkıldıktan sonra saptanabileceği belirtilmekle; sanığın savunmasının aksine sit alanındaki babadan kalan eski evini tadilat yaptırmadığı aksine sit alanına yeni kaçak yapı inşaa ettiği anlaşılmakla; sanığın eylemine uyan 2863 sayılı Kanun’un 6498 sayılı Kanun’un 3. maddesi değişik 65. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.”

2. Sanık tarafından, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 29.06.1993 tarih ve 3059 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli höyükte inşaat yapıldığı iddiasıyla dava açılmıştır.

3. Sanık … hükmün açıklandığı duruşmada, zaruret karşısında yeni ev yapmak zorunda kaldığını, sit alanı olduğu için izin verilmediğini, kendisinin başvurusunun da bulunmadığını beyan etmiştir.

4. Arkeolog ve fen bilirkişiler tarafından birlikte hazırlanan 02.06.2015 havale tarihli raporda, suça konu inşaat nedeniyle höyüğün tahribata uğradığı belirtilmiştir.
IV.GEREKÇE
1.Sanık Müdafinin, Sanığın Suç İşleme Kastının Bulunmadığına İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 29.06.1993 tarih ve 3059 sayılı kararının mahallinde usulüne uygun olarak ilan edildiğine dair tutanakların dosya kapsamında mevut olduğu ve dava konusu yer sit alanı olduğundan inşaat yapılması için izin verilmediği yönündeki sanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde, sanık müdafinin, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ilişkin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

2. Sanık Müdafinin, İddianamede Yer Almayan 2863 Sayılı Kanun’un 65 inci Maddesinin Birinci Fıkrası Uyarınca Hüküm Tesis Edildiğine İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
… (Ankara) Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.12.2014 tarihli, 2014/1498 sayılı iddianamede anlatılan eyleme ilişkin olarak sanığın 2863 sayılı Kanun’un 65 inci maddesinin son fıkrası uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği anlaşılmakla, mahkemece, eylemin 65 inci maddenin birinci fıkrasında açıklanan eylemi oluşturduğu kabul edilerek sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede yer almayan 65 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca hüküm tesis edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Kabule göre de;
I.Temel cezanın tayini sırasında, 2863 sayılı Kanun’un 65 inci maddesinin ilgili fıkrasının hükümde gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

II. Sanık hakkında hükmolunan ve ertelenen 1 yıl 8 ay hapis cezasının kısa süreli olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle … (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2014/864 Esas, 2015/499 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.