YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2637
KARAR NO : 2022/12968
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; İlk derece mahkemesince verilen davanın kısmen kabulü kararına karşı davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi’nce davacı vekili ile davalı …’ın istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; 17.09.2012 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araç içindeki 3. kişi konumunda bulunan davacı …’un yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü …’ın kusurlu olduğunu, resmi mahalde aşırı hızlı şekilde araç kullanarak ve gerekli tedbirleri almayarak kazaya neden olduğunu belirterek, davacı lehine 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili ile davalı … davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davacı vekilinin ve davalı …’ın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20.12.2018 tarih ve 2017/83 Esas – 2018/749 sayılı kararının HMK 353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair talebinin reddine, davacı ve davalılardan … yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlendiği üzere; 3.600,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3.160,00 TL ücreti vekaletin de davacıdan alınarak davalılardan …’a verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin tüm ve davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2)Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacı … yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının tazminat talebinin 170.000,00 TL’lik kısmının ise reddine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde “(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. 2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir. Yine davalı … lehine takdir edilen vekalet ücretinin reddedilen miktar üzerinden ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.10/2 gereğince davacı lehine hükmedilen miktarı geçmeyecek şekilde takdir edilmesi gerekmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesince karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin, maktu ücretin altında kalmayacağı gözetilmeksizin, davalı aleyhine olacak şekilde eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesinin 2. fıkrası gereğince kararın aşağıda yazılı olduğu şekilde davacı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının II-4 nolu bendinde yer alan “3.160,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “3.600,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine 25.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.