Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/21460 E. 2011/3443 K. 07.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/21460
KARAR NO : 2011/3443
KARAR TARİHİ : 07.03.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 21.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması suretiyle davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; tarafların kardeş oldukları, ortak murisleri baba Şeref …’nin 24.06.2007 tarihinde vefat ettiği ancak muris ile davalının ortak hesaplarının bulunduğu ve hesaptaki 84.000,00 TL’nin vefattan bir gün sonra davalı tarafından çekildiğinin kısa bir süre önce davacı tarafından öğrenildiği, esasen bu paranın tamamının murise ait olduğu, davalının hesaba para yatırmadığı, büyük bir ihtimalle hasta olan murisin işlemlerin rahatça yapılmasını sağlamak için ortak hesap açtırdığı, buna göre paranın yarısının davacıya ait olması gerektiği ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak şimdilik 21.000 TL alacağın tahsiline karar verilmesi ibtenilmiştir.
Mahkemece, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, kural olarak müşterek hesaptaki paylar aksi iddia edilip kanıtlanmadıkça hesap sahipleri arasında birbirine eşit sayılır. Zira, para müşterek hesaba yatırılıp, pay bakımından bir anlaşma yapılmadığı takdirde mülkiyetin yarı yarıya hak sahiplerine ait olması gerekir.
Davada ise bu genel kuralın aksine ortak hesaptaki paranın tamamının murise ait olduğu ileri sürülmüş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da paranın tamamı murise ait kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak yukarıda anlatılan genel kuralın aksi ispat edilebilmiş değildir. Mahkemece davacı taraftan bu husustaki delilleri sorulup toplanarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi … olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.