YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26682
KARAR NO : 2013/8140
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/a, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52, 51/1-3maddeleri uyarınca mahkumiyet ve hapis cezasının ertelenmesi
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … ve müdafine 24/10/2011 tarihinde tefhim olunan kararın, sanık müdafii tarafından 26/10/2011 tarihli dilekçe ile süresinde temyiz edildiği anlaşılmış olup, tebliğnamede sanık … müdafiinin temyiz isteminin reddini öneren görüşe iştirak edilmemiş olup,
Tespit tarihi olan “10/02/2010” tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında “12/03/2010” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Samsun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 25/06/2009 gün ve 2150 sayılı kararı ile belirlenen, Sinop İli, Kaleyazısı Mahallesi, 130 adada yer alan tescilli yapıların koruma alanı içerisinde bulunan ve koruma kurulu tarafından onaylı imar planında “korunması gereken taşınmaz kültür varlığı” olarak gösterilen, temyize gelmeyen sanık …’ın maliki olduğu 130 ada, 39 parsel ile temyize gelmeyen sanık … ve hissedarlarına ait 130 ada, 57 parselin sanıklar … ve … tarafından otopark, oto kiralama ve oto yıkama yeri olarak kullanılmak üzere 01/03/2010 ve 11/03/2010 tarihli kira sözleşmeleri ile kiralandığı, belediye görevlileri tarafından düzenlenen 10/02/2010 tarihli tutanak ile 130 ada, 39 numaralı parselde yer alan taşınmaz üzerindeki iki katlı bina ile yine 130 ada, 57 numaralı parselde bulunan taşınmaz üzerindeki tek katlı binanın izinsiz olarak yıkıldığının, arazi üzerinde tesviye çalışması yapıldığının, parselin güney cephesinde yedi sıra tuğla örüldüğünün, güney cephesinde de tuğla örülmeye devam edildiğinin, parsele iki kamyon çakıl dökülmüş olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler nazara alındığında, dava konusu yerin korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğinde bulunduğunu bilen …’ın suça konu 57 parsel sayılı taşınmazı, sanık … ile birlikte otopark işletme niyetinde olan sanık …’e kiraya verdiği, sanıkların parsel üzerinde yer alan tek katlı, tescilli yapıyı …’ın bilgisi dahilinde yıktıkları, bu yıkım esnasında …’a ait iki katlı tescilli yapının da sanıklar tarafından yıkıldığı, inşaat mühendisi bilirkişi raporu ile 39 parselde bulunan iki katlı ve 57 parselde bulunan tek katlı yapıların koruma kurulu tarafından onaylı imar planında “korunması gereken taşınmaz kültür varlığı” olarak belirtilmesine rağmen 10.02.2010 tarihinde tutanak ile yıkımının tespit edildiği, yıkımlara ilişkin herhangi bir koruma kurulu izninin olmadığı hususlarının belirlendiği, temyize gelmeyen sanık …’ın suça konu yerin sit alanında olduğunu bildiğine, bu durumun sanık … tarafından da bilindiğine, hatta davaya konu yer ile ilgili olarak İdare Mahkemesine dava açması nedeniyle sanık … ile aralarında düzenlenen kira sözleşmesine süre koyamadıklarına ilişkin savunması karşısında, sanıkların dava konusu yapıların tescilli olduklarını bilmediklerine, …’ın bu hususta kendilerine bilgi vermediğine dair savunmalarının itibar edilebilir mahiyette bulunmadığı anlaşılmakla,
A-Sanık … müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafinin bir nedene dayanmayan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında TCK’nın 51. maddesi gereğince denetim süresine hükmedilirken ve ertelemenin sonuçlarına ilişkin olarak ihtaratta bulunulurken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53/4 maddesinin kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan kişiler hakkında uygulanacağından, mahkum olunan 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanunun 53/1 maddesinde düzenlenen hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında tesis edilen ( C ) numaralı hüküm fıkrasının beşinci ve altıncı paragraflarının başına sırasıyla “5237 sayılı TCK’nın 51/3 maddesi uyarınca” ve “5237 sayılı TCK’nın 51/7 maddesi uyarınca” ibarelerinin eklenmesi, sekizinci paragraf hükümden çıkarılarak yerine gelmek üzere “Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1 maddesinde belirtilen haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, ancak sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık … müdafiinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafiinin, adı geçen sanığın suç kastının bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanıkların kasta dayalı kusurlarının yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sosyal ve ekonomik durumları aynı düzeyde bulunan ve aynı fiili iştiraken icra eden sanıklardan … hakkında, bu ölçülere uymayacak ve çelişkiye neden olacak şekilde adli para cezası yönünden asgari haddin çok üzerinde temel ceza tayin edilerek teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini,
2- Sanık hakkında TCK’nın 51. maddesi gereğince denetim süresine hükmedilirken ve ertelemenin sonuçlarına ilişkin olarak ihtaratta bulunulurken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 53/4 maddesinin kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan kişiler hakkında uygulanacağından, mahkum olunan 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanunun 53/1 maddesinde düzenlenen hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.