YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9289
KARAR NO : 2013/10078
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/4, 53, 58 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık tarafından, Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 20.05.1993 tarih 1457 sayılı kararı ile belirlenen 1. derece arkeolojik sit alanında mevcut olan tek katlı taşınmazın ikinci katına, demir profil üzerine çatı yaptırıldığı, çatının üzerinin kiremit ile kaplı olduğu, altının ise ağaç kaplama yapıldığı belirtilerek, izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu iddia edilmiş ise de, mahkemece yapılan keşif sırasında suça konu yapının kaldırılmış olduğunun tespit edilmesi, mimar ve inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından ortak olarak düzenlenen raporda da suç tarihinden sonra yıkılmış olan çatının sit alanına ve arkeolojik kalıntılara zarar vermediğinin, görüntüyü bozmadığının belirtilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, bu itibarla beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1- Hükümde 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak hapis cezası alt sınırdan belirlendiği halde, adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/04/2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.