Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/7506 E. 2010/9346 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7506
KARAR NO : 2010/9346
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira akdinin feshi, tahliye ve 127.995,00 TL eski hale getirme bedelinin ticari faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili, davalı kiracı tarafından kira parasının ödenmemesi nedeniyle taraflar araksında düzenlenen kira sözleşmesinin feshi, ödenmeyen 9.500,00 TL kira alacağının ve sözleşmeye göre kiralanan taşınmazlara 1 metre yüksekliğinde toprak serilmesi bedeli 127.995,00 TL alacağın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev, zamanaşımı, tahliyenin gerçekleşmiş olması nedenleriyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, akdin feshi ve tahliye yönünden konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, alacak talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 1.1.2005 tarihli kira sözleşmesine göre kiralanan taşınmaz “tarla” niteliğinde olup, “yol ve şantiye” olarak kullanılacaktır.
HUMK.nun 1711 sayılı kanunla değiştirilen 8/II, b, 1. md.si “kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tesbit davalarına, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davalarına ve bunlara karşılık olarak açılan davalara” bakmağa Sulh Mahkemelerini görevli kılarken, 6570 sayılı gayri menkul kiraları hakkında Kanunun uygulama alanı içinde kalan kiralananları amaçladığı kabul edilmektedir. 6570 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle bu Kanunun uygulanması kiralanan yerin musakkaf (çatılı) bir taşınmaz olmasına hasredilmiştir. Esasen, gayri musakkaf yerler hakkında görev yönünden bir sorun olmayıp miktar ana kuralına göre görevin tayin edileceğinde Yargıtay İçtihatlarında sapma göstermeyen kararlılık ve görüş birliği vardır.
O halde uyuşmazlığa kira sözleşmesindeki kira miktarı ve davada ayrıca sözleşmedeki özel şart uyarınca 127.995,00 TL tazminat talep edilmiş olması ve dava değeri gözetilerek görevin belirlenmesi kaçınılmazdır. Davanın değeri ise dava tarihi itibarıyla Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırını belirleyen 5.910,00 TL’den fazladır.
Açıklanan nedenlerle davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin reddi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile H.U.M.K. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.