Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/10761 E. 2013/2620 K. 04.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10761
KARAR NO : 2013/2620
KARAR TARİHİ : 04.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Gerekçeli kararda suç tarihinin, 26.09.2006 yerine 08.06.2006 şeklinde yanlış gösterilmesi,
2- Anayasanın 141/3, CMK’nın 34/1, 230/1-c ve 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve de herkesi inandıracak ve temyiz denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçedeki disiplin işlemini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm verilerin bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi eyleminin suç sayıldığı veya suç teşkil etmediği açıklandıktan sonra kabul edilen bu eylemin hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın hangi eyleminin şantaj suçunu oluşturduğunun Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açıklanmayarak hükmün gerekçesiz bırakılması,
3- Sanığın söz konusu resimlerdeki kişinin kesinlikle katılan olmadığını savunması ve soruşturma aşamasında alınan Nakşiye Şimşekkaya imzalı bilirkişi raporunda, resimlerin katılana ait olduğuna ilişkin bir tespitin bulunmaması karşısında, suça konu resimlerin, katılanın özel hayatına ilişkin olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması, elektronik postanın ne zaman ve hangi IP numarasından geldiğinin tespiti için katılanın bilgisayarının incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporları ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna konu görüntülerin gönderildiği iddia olunan [email protected], isimli elektronik posta adresinin kullanıldığı tarihte IP’nin, … … isimli şahsın ADSL hattına tahsis edildiğinin anlaşılması karşısında, bu kişinin olayla ilgili bilgi ve görgüsünün saptanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Sanığın katılanı telefonla arayarak, “Mahkeme ilamını icraya koydurttuğu takdirde elimde bulunan bazı özel erotik resimleri yayınlayacağım” diyerek şantaj suçunu işlediği iddia edilen olayda, telefon görüşme kayıtlarına ilişkin araştırma yapılıp ilgili kayıtlar getirtilmeden karar verilmesi,
6- Kabule göre de;
a) Şantaj suçunda hapis cezası alt sınırdan hükmedilmesine karşın, adli para cezasının ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenip takdirde çelişkiye düşülmesi,
b) TCK’nın 62. maddesinde takdiri indirim nedenleri olarak açıklanan hususlar irdelenip tartışılmadan, “takdiren” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle anılan Kanun maddesinin uygulanmaması,
c) Sanık müdafiinin, lehe hükümlerin uygulanması isteğinin, TCK’nın 52/4. maddesindeki taksitlendirmeyi de kapsadığı gözetilerek, bu hususta bir karar verilmemesi,
d) CMK’nın 231/6-c maddesinde düzenlenen “zarar” kavramının, somut, belirlenebilir, maddi bir zararı ifade etmesi, katılanın ise herhangi bir maddi zararı olduğunu ileri sürmemesi karşısında; sabıkasız sanığa yükletilen şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “takdiren” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.